1 Mayıs işçi Bayramı, Türkiye’de 1977’deki kanlı Taksim olayları ile hatırlanır. Fakat 1 Mayıs tüm dünyada 1800’lü yıllardan bu yana işçiler için direniş demektir.


1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı, bugün ülke genelinde ve ilimizde düzenlenecek olan etkinliklerle kutlanacak. Konu haliyle işçi ve emekçi olunca haliyle kutlamalar daha fazla bir anlam kazanıyor. Türkiye ise bu konuda dünyanın mücadele ve yasal boyutunda çok daha gerisinde. Çok uzun yıllardır 1 Mayıs, iş bayramı olması hasebiyle birçok ülkede resmi tatil olarak ilan edilmiştir. Türkiye ise 2009 yılındaki yasal değişiklikle 1 Mayıs’ı tatil kapsamına almıştır.

 

Peki, bir yerde manası mücadele olarak adlandırılması gereken bu 1 Mayıs ne zaman ve nasıl başladı? Ateş ilk olarak Avustralya’da yaptı. Tarihler 1986’yı gösterdiğinde Melbourne kentinde bir grup işçi 14-15 saati bulan mesai saatlerinin 8 saate düşürülmesi için bir yürüyüş düzenledi. Sonrasında ise 1886’da bu kez ABD’de, İşçi Sendikaları Konfederasyonu öncülüğündeki emekçiler, mevcut çalışma şartlarına tepki göstererek Avustralya’da olduğu gibi çalışma süresinin 8 saat ile sınırlandırılmasını istedi.

 

EYLEMLER GİDEREK BÜYÜDÜ

Sonrasında ise bu kıvılcım giderek yayılmaya, ateş giderek büyümeye başladı. Kentaki’de binlerce işçi yürüdü. üstelik renk ayrımı yapmadan, siyah ve beyazlar aynı hedef için çaba gösteriyordu. Bu durum özellikle kamuoyu tarafından hayretle karşılanıyordu. Siyahların beyazlara, beyazların da siyahlara karşı ön yargılarının yıkıldığı anlamına geliyordu bu durum. 4 Mayıs’ta ise kanlı Haymarket Olayı yaşandı.

 

8 SAAT SÜRESİ KABUL GÖRDÜ

Bu tarihten itibaren devlet yönetimi ülke genelinde 1 Mayıs eylemlerini yasakladı. 1889'da Fransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle 1 Mayıs gününün tüm dünyada “Birlik, mücadele ve dayanışma günü” olarak kutlanmaya başladı. Mücadelenin ana çıkış sebebini oluşturan 8 saatlik çalışma süresi konusu ile gelişerek dünyada kabul görmeye başladı. Kısacası yapılan mücadele, gösterilen çaba işçilerin haklı olduğunu tarihi mecrada net bir şekilde ortaya koymuştu.

 

DÜNYAYA YAYILAN MÜCADELE

Avustralya’da yakılan ateş, önce Amerika’ya ve ardından bütün dünyaya yayılmıştı. Büyük sıkıntılarla kazanılan haklar, bugün de sendikal anlayışın ve direnişin en büyük güç kaynağı olmaya devam edecek.