Ankara'da oturan Yıldız- Seyit Maden çiftinin üç çocuğunun en küçüğü Muhammed Enes, 29 Temmuz 2014'te yüksek ateş şikayetleriyle hastaneye götürüldü. Burada yapılan kontrolleri sırasında ilik kanseri olduğu belirlendi. Hacettepe Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavisine başlanan Muhammed Enes, doktorların tavsiyesi üzerine, ilik nakli için ailesiyle Antalya'ya getirildi. Bu arada Muhammed Enes'in tedavisi için işinden ayrılmak zorunda kalan baba Seyit Maden, oğluna ilik bulmak için Türkiye'yi yardıma çağırdı. Kısa sürede 1500 vatandaşın donör olmak isteğiyle karşılaştı.


TÜRKİYE'DE UYGUN DONÖR BULUNAMADI

Hastalığın teşhisinden hemen sonra tedaviye başlandığını söyleyen Seyit Maden, "Türkiye'deki aramalardan sonuç alınamayınca Almanya'daki ilik bankalarıyla temasa geçildi. Almanya'da bulunan yüzde 100 uyumlu ilik bizi sevindirdi. Ancak ilik naklinden 20 gün sonra löseminin tekrarladığını öğrendik. İkinci kez araştırmaya gidildi. Yüzde 100 uyumlu ilik bu kez Türkiye'deki bir donörden bulundu. Nakil gerçekleşti. Bu kez de kötü huylu hücreler galip geldi ve Enes'in hastalığı tekrarladı. Yoğun bakım servisinde tedavisi süren Muhammed Enes, yaşam mücadelesini kaybetti" diye konuştu.

KAN BANKASI GÖNÜLLÜLERİ

Muhammed Enes'in kan ve trombosit ihtiyacı olduğunda Kızılay Kan Bankası'nın yanı sıra sivil toplum kuruluşu Antalya Kan Bankası gönüllülerinin her zaman yanlarında olduğunu söyleyen Seyit Maden, şöyle dedi:

"Bizler Muhammed Enes'i yaşatamadık. Başka Muhammed Enesler ölmesin. Antalya'da yaptıkları çalışmalarından etkilendiğim Kan Bankası Gönüllüleri'nin bir şubesini Ankara'da kurdum. Şu an 3 bin 200 gönüllümüz var. Her hasta yakını bize başvurabiliyor. 'Bir kan bir can' sloganı ile hastaların yardımına koşuyoruz. Artık ben ve yakınlarım bu konuda yoğun çalışmaya başladık. Hasta yakınları hastalarının tedavisi için uğraşsın, biz gönüllüler onların ihtiyacı olan kan ve kan ürünlerinin temini için çalışıyoruz. Bizi telefonla aramaları yetiyor. Herkesi buradan bir kez daha kan, trombosit ve ilik bağışçısı olmaya davet ediyorum, bağışlayın rahatlayın. Bu manevi huzuru sizler de yaşayın. Bir kan bir can demektir."