Türkiye’de bilgisayar üzerinden ‘Kairos’ isimli yeni bir saadet zinciri türedi. Bilgisayarın 10 saat açık tutulması halinde binlerce dolar kazanılacağı vaat ediliyor. 10 ayda Türkiye’de 50 bin üyeye ulaşan bu sistemde toplanan para ise 25 milyon dolar.

SAADET zinciri sistemlerinin Türkiye’de en şöhretli olanı kuşkusuz, 1990’lı yılların sonunda ortaya çıkan Kenan Şeranoğlu’nun kurduğu Titan’dı. Ancak,50 bin kişiden 25 milyon dolar topladılar
internete erişimin giderek hız kazandığı son yıllarda, farklı bir dizi ‘kazanç’ modeli hayata geçiriliyor.

Son aylarda Türkiye’de hızla yayılan sistemin adı Kairos Planet. Özellikle Facebook üzerindeki paylaşımlar ile sisteme üye kazandıran Kairos, İngiltere’de kurulu bir şirket.

‘TABELA’ LONDRA’DA
Londra’da bulunan şirketin kayıtlarına göre Kairos Teknoloji, Temmuz 2014’te kuruldu. Kayıtlara göre şirketin iki personeli görünüyor. Esasında bir tabela şirket konumundaki Kairos’un adresi her ne kadar Londra olsa da telefon numarası Ukrayna’ya ait görünüyor. Şirketin kurucusu olarak Ukraynalı bir çift görünüyor. Kayıtlara göre bu çiftin, Kairos gibi onlarca şirketin kurucusu oldukları görülüyor. Bir başka ifade ile şirketin kurucularının işi, Kairos gibi bir dizi şirketi birileri için kurmak.

10 AYDA 25 MİLYON DOLAR
Kairos’un Türkiye’de kurulu bir şirketi olmadığı gibi bakanlıktan alınmış doğrudan satış belgesi de bulunmuyor. Hikmet G., Hakan S., Barış Ö., Tayfun U. gibi isimlerin ‘lider’ olarak tanıtımını yaptıkları Kairos’a son 10 ayda Türkiye’den 50 bine yakın kişi üye yapıldı. Bu kişilerden toplanan paranın tutarı ise 25 milyon dolar olarak hesaplanıyor. Çeşitli illerde yapılan otel toplantıları ile üye kazandırılan Kairos’a, daha fazla kazanç elde etmek için, kimileri evini, arabasını, altınlarını satarak dahil oluyor.

Günde 10 saat açık tutun

SİSTEMİN işleyişi ve kazanç modeli ise şöyle açıklanıyor:  “Kairos Teknoloji, dünya devi kimi şirketlerin verilerinin güvenli bir biçimde korunmasını sağlıyor. Kairos’a teslim edilen şirketin verileri, Kairos’un sunucularında tutuluyor, bu verilerin şifreleri ise dünyanın çeşitli yerlerindeki üyelerin bilgisayarlarında tutuluyor. Böylece, bu verilere yönelik bir siber saldırı imkânsız hale geliyor.” Yine, yapılan sunumlara göre, Kairos, kendisine üye olan kişinin bilgisayarında bulunan hard diskindeki boş alanı kiralıyor ve bunun için saatlik ücret ödüyor. Kairos’da öne çıkan söylemi ise, “Bilgisayarını günde 10 saat açık tut para kazan” şeklinde.

Şirketler yalanladı
KAIROS’un Türkiye’deki eğitim toplantılarında ve paylaşımlarda, kendileri ile çalışan çeşitli firmaların isimleri de paylaşılıyor. Nissan Motors, DHL, Dunlop gibi… Ancak, e-posta yolu ile Nissan ve DHL’e başvurulduğunda, bu firmalardan “Biz böyle bir firma (Kairos) ile çalışmıyoruz. Dahası tanıdığımız bir firma bile değil. Veri koruma hizmetini bu şekilde almamız da söz konusu olamaz” yanıtı alındı.

Pakete göre kazanç vaadi

SİSTEMİN kazanç modeli de ayrıntılı olarak paylaşılıyor. Buna göre, Kairos’a dahil olmak isteyen kişi, şirketin sunduğu 4 paketten birini satın almak zorunda. Her bir paketin ücreti ve vaat ettiği kazanç miktarı da farklı. * Buna göre, standart adı verilen ve girişte 125 dolar olarak alınan ücreti yatıran kişi ayda 26, yılda ise 312 dolar kazanıyor.* Kira geliri en yüksek paket olarak tanıtılan, ‘platin’ paketin bedeli 2 bin 777 dolar. Bu paketi alan ve sisteme giren kişi, ayda 578, yılda ise 6 bin 936 dolar kazanıyor. Platin paket sahiplerine yıllık 7 bin doların yanı sıra, her ay 200 dakikalık konuşma paketi de bonus olarak veriliyor. Konuşma paketi için “Kriptolu, takip edilemez, dinlenemez” deniliyor.

En tepedeki yöneticinin aylık kazancının 4.4 milyon dolar olacağı belirtiliyor.

Evini aracını satan da var

DÖRT paketten birini alanların elde ettiği kazanç ‘pasif kazanç’ olarak ifade edilirken, bir de yüksek kazanç imkânının olduğu belirtiliyor. Bu da, sisteme üye kazandırarak elde ediliyor. Üye olan kişi, başkasının da sisteme girmesini sağlarsa, bu kez de yüzde 15 komisyon alıyor. Bu şekilde, daha fazla kazanç elde etmek için sisteme giren kişi bu kez çevresindeki kişileri üye yapmaya başlıyor. Sisteme dahil edilen üye sayısına göre de kariyer unvanları alınıyor. Sisteme girmek için bazı kişiler ev, araba, altın satarken, kimileri de kredi çekiyor. Kairos'un Türkiye'deki ağı ağırlı olarak Facebook hesapları üzerinden ve otel toplantıları sayesinde oluşturuluyor. Anılan toplantılardan birinin de 24 Temmuz'da  Ankara ATO Congresium'da yapılması planlanıyor.

Hakan S. konu ile ilgili sorulara yanıt vermekten kaçındı.

‘SİZİ MAHKEMEYE VERİRİM’

Kairos’un Türkiye’deki tepe yöneticilerinden Hakan S., konu ile ilgili görüşünü almak için aradığımızda “Bayramda tatildeyim beni rahatsız ediyorsunuz. Yalan-yanlış bir haber yaparsanız ben de sizi mahkemeye veririm. Ayrıca Kairos da mahkemeye verir” dedikten sonra telefonu kapattı.

UZMANINDAN ‘HAPİS’ UYARISI

Adli Bilişim Uzmanı Mustafa Sansar ise, konunun güvenlik yönüne işaret etti. Dünya devi şirketlerin, verilerini, bu türden tabela firmalara vererek koruma aldırmasının söz konusu olmadığına işaret eden Sansar şunları kaydetti: “Bunun ciddiye alır yani dahi yok. Bu türden işleri daha çok illegal kişi veya grupların yaptığını görüyoruz. Düşünün, Türkiye’deki 200-250 bin bilgisayarı zombi bilgisayar olarak kullandıklarında, bunlarla, hem Türkiye’deki herhangi bir yere veya başka bir ülkeye siber saldırı düzenleyebilirler. Bilgisayarınızın denetimini alan bu gruplar, bu cihazlarda kimi zaman, ele geçirdikleri kredi kartı bilgilerini, kimi zaman çocuk pornosu ile ilgili bilgileri tutuyor. Ve insanların bundan haberi yok. Yarın öbür gün olay soruşturma konusu olduğunda, benim bundan haberim yok diyemezsiniz ve direk hapse atılırsınız. Çevremden de, bu sisteme giren memurların olduğunu duydum. Memuriyet hayatları biteceği gibi, başları da derde girer.”

YATIRILAN PARALAR BATAR
Sistemin işleyişini inceleyen Av. Kemal Özdemir, “Sistem bir tür piramit sistem işleyişini andırıyor. Piramit satış sisteminde üyelerin yatırdıkları paraların batması kaçınılmaz sondur. Bununla beraber beklenen gelirlerin elde edilmesi de mümkün değildir. Çünkü bu sistem matematiksel açıdan sürdürülebilir bir sistem değildir. Nakit paranın kesilmesi ve hatta azalması halinde sistem tıkanır ve çöker. Türkiye'de fiilen satış yapan ve fatura kesmeyen yabancı şirketler hakkında vergi cezası gündeme gelebilecektir. Türkiye’de şirketi olmayan bir firma bu işi yapamaz. Doğrudan satış belgeleri de yok. Bu sistem üzerinden satış yapanlar, sisteme üye kazandıranlar Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenmiş olan dolandırıcılık suçundan yargılanırlar. İnsanların uzak durmasında yarar var” dedi.

Dinçer GÖKÇE / hurriyet.com.tr