Atatürkçü Düşünce Derneği(ADD) Genel Başkanı Tansel Çölaşan, Genel Sekreter Ömer Tanık ve Bölge Sorumlusu Zuhal Özen, ADD Kocaeli Şubesi’ne ziyarette bulunarak basın açıklaması gerçekleştirdi. Dernek üyeleri ile sohbet edip fikir alışverişi yapan Çölaşan’ı ağırlayan ADD Kocaeli Şube Başkanı Taylan Katak ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
 
AMAÇ REJİMİ DEĞİŞTİRMEK 
Sözlerine “Hukuk temelinde ‘Yeni’ bir Anayasa ancak; bir bağımsızlık savaşı sonrasında kurucu iktidar tarafından, ya da bir ‘hükümet darbesi’ ile mevcut rejimi yıkarak, siyasal iktidarı ele geçirenlerin meşruiyetlerini sağlamak için yapılır diyerek başlayan Genel Başkan Çölaşan, “Bugün ise amaç; bağımsızlık savaşı vererek kurulmuş olan laik-demokratik bir ulus devlet modeli olan Cumhuriyet’i bir sivil darbe ile yıkanların, bu fiillerine hukuki ve kalıcı kılıf oluşturmak, 1982 darbe döneminde dahi değiştirilmesine cesaret edilmeyen kurucu temel ilkelerini, Türklüğü, Türk Vatandaşlığını Anayasa’dan çıkartmak, etnisiteye dayalı, bölgelere ayrılmış ‘Yeni’ bir rejim kurmaktır. Kısacası amaç; Cumhuriyet rejimini değiştirip yerine tek adam diktatörlüğünde İslami, faşist bir rejim getirmek ve ülkeyi bölmektir” dedi.
 
YENİDEN CUMHURİYET
“İster parlamenter sistem, ister başkanlık sistemi olsun demokrasilerde kuvvetler ayrılığı esastır” diyen Çölaşan, “Yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerinin neredeyse tamamını tek adama teslim eden Türk tipi başkanlık modeli diktatör yaratmak amaçlıdır. Kabul edilemez. Bu koşullar altında Meclis’te yer alan siyasi partilerin kendilerine dayatılan ‘Yeni’ Anayasa çalışmalarına katılmalarını yanlış buluyoruz. Cumhuriyetin değerleri ile büyümüş, bu değerlerle aydınlanmış, bugün Türkiye’de ve Ortadoğu’da yaratılan ayrılıkçı, bölücü ortamı gördükten sonra, ulus bütünlüğünün önemini daha çok kavramış olan tüm halkımızı; Yaşamlarının ve çocuklarının gelecekleri için hep birlikte demokratik mücadeleye çağırıyoruz. Yeniden Cumhuriyet, emeğimizle kurulacaktır” şeklinde konuştu.
 

 
SORUMLU İKTİDAR
Sözlerine geçtiğimiz gün Ankara’da yaşanan patlama ile devam eden Çölaşan, “Türkiye son 13 yılında hem iç güvenlikte, hem de dış politikada o kadar büyük hatalar yaptı ki, bu patlamanın sorumlusu olarak yeryüzündeki bütün istihbarat ve terör örgütleri gösterilebilir. Ancak hemen belirtelim ki bu patlamanın gerçek sorumlusu Türkiye'yi bu derece tehlikelere açık politikalara mahkum eden siyasal iktidardır. Bombanın patlamasını planlayan ve patlatan ele sadece fitili ateşlemek kalmıştır. Bombanın patladığı saatlerde Türkiye, özellikle Suriye konusunda tam bir çıkmaza girmiş ve tarihinde olmadık ölçüde yalnızlaşmıştır. Esasen ülkemiz, basiretsiz politikacılar eliyle Atatürk'ün ilke ve devrimlerinden hızla uzaklaştırılarak bu sorunların merkezine düşürülmüştür” açıklamasında bulundu.
SORUMLULAR KONUŞMUYOR
Sözlerine şöyle devam eden Çölaşan, “Bu patlamayı yaratan dış etkenleri analiz edecek dış politika uzmanları emekli edilmiş, bıktırılmış, kızak görevlere verilmiş, İstihbarat örgütü uzman olmayan ellere geçtiği gibi cemaat çatışmasına kurban edilmiş, polis teşkilatı nerede ise cemaate teslim edilmiş, temizlik adı altında darmaduman edilmiş, Jandarma teşkilatı siyasal iradeye teslim edilmiş, TSK, 'kumpas' davaları ile en yetenekli uzmanlarını yitirmiş, çok önemli bir kısmı da Güneydoğu bölgemizde şehir savaşında çarpışmakla meşguldür. İran sınırımızdan Akdeniz'e kadar uzanan sınırımız delik deşik olmuştur. Çevremizde dost olabileceğimiz tüm ülkelerle düşman haline getirildiğimiz için nerede ise tüm komşularımızın adı Türkiye'nin kalbine yapılan bu saldırı ile ilgili olarak geçmekte, TV kanallarında suçlanmakta ancak gerçek sorumluları konuşmaya neredeyse kimsenin cesareti yetmemektedir” diyerek sözlerini noktaladı.