Karabük Üniversitesi’nde düzenlenen ’Doğal Afetler ve Afet Yönetimi’ konulu sempozyumda konuşan Prof. Dr. Ercan, dünya üzerinde her yıl 3.5 milyon deprem olduğunu, bunların yüzde 3’ünün Türkiye’ye düştüğünü söyledi. Türkiye’nin 1’inci derece deprem ülkesi olmadığını belirten Prof. Dr. Ercan, "Türkiye’de 8’den daha büyük depremler olmaz. Türkiye’nin en büyük depremi 1939 yılında Erzincan’da olan 7.9’dur. Türkiye’de daha büyük deprem olmamıştır. ’9 olur, 8.5 olur’ demek desteksiz atmaktır" dedi.

"İSTANBUL'UN BÜYÜK KISMI SAĞLAM"

İstanbul ve hatta Kocaeli’nin kuzey tarafları ile Doğu, Orta ve Batı Karadeniz’in Türkiye’nin deprem açısından en güvenli yerleri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ercan, "İstanbul’da sadece kıyı kısımları etki alanında. İstanbul’un büyük kısmı gayet sağlam. Hani İstanbul’da yerle gök birleşecekti? Bu doğru değil. İstanbul’daki yıkılabilecek yapı sayısı, 7.5 büyüklüğünde bir deprem olsa bile yüzde 1 veya 2’yi geçmez. Gölcük gibi İstanbul içinden bir kırık geçmiyor, daha çok ötesinden geçiyor. ’Kızılca kıyamet olacak’ gibi olaylar abartı ve bilim dışı oluyor. ’İstanbul’da deprem için hiçbir şey yapılmadı’ demek gerçekten çok acımasızlık. İstanbul’un jeolojik haritası çıktı" diye konuştu.

İSTANBUL DEPREMİ 2045'TE

Deprem oluşum sırası ile depremlerin oluş yılları arasında doğrusal bir ilişki gördüklerini ifade eden Prof. Dr. Ercan, "Bu doğrusal ilişkiye göre doğa hiç şaşmamış. Ancak beklenen zamanlardan daha geç zamanlarda deprem olmuş, beklenen zamanlardan önce hiç olmamış İstanbul’da. Hiç şaşmamış. Gecikmiş ama öncesinde olmamış. Deprem beklediğimiz zaman neresi? Bugün Marmara 17’nci depremini bekliyor. Baktığımızda yaklaşık 2045 çıkıyor. 2030 yılında olabilir mi? Olamaz. Hiçbir zaman erken olmamış. Olası yıl 2075’e doğru gecikebilir. Hatta 2150 yılına kadar dahi gidebilir" dedi.