Galatasaray'ın UEFA Kupası'nı kazanan 25 kişilik kadrosunda yer alan Alper Tezcan'ın dramı devam ediyor.

2000 yılında Galatasaray'ın Ali Sami Yen Stadı'nda Bologna ile oynanan maçta oyuna dahil olan ve Wome ile girdiği pozisyonda şanssız bir şekilde ayağı kırılarak futbol hayatını noktalayan Alper Tezcan, girdiği 12 ameliyata rağmen futbola geri dönemedi.

Yanlış ameliyatlar sonucu futbol hayatı biten Alper Tezcan, bu operasyonların ücreti nedeniyle tüm maddi gücünü de harcadı ve yıllar sonra bir çay ocağında çalışmaya başladı. Bu sırada borçlarını ödeyemeyen eski futbolcu, icra nedeniyle UEFA Kupası madalyasını da açık artırmaya çıkardı. Bu ilan sonrası durumu tüm Türk medyasında da manşetlere çıktı ancak yardım eden çıkmadı.

 

İstanbul'da kaldığı eve de icra gelmesi sonucu Silivri'deki köyüne geri dönen Alper Tezcan, Silivri Belediyesi'nden de yardım toplayabilmek için izin aldı. Alper Tezcan, 360 TV'de Telegol'e yaptığı açıklamada ailesiyle birlikte kaldığı inşaattan bozma ev içerisindeyken, "Kahve kahve dolaşıp, durumumuz budur diyerek 1'er lira istemek zorunda kalacağım." ifadelerini kullandı.

Yakın dönemde Duygun Yarsuvat'tan yardım istediklerini dile getiren Tezcan ailesi, Yarsuvat ile de görüştüklerini ancak olumsuz cevap aldıklarını söylediler.


30 LİRA YEVMİYEYE ÇALIŞIYOR

Galatasaray'ın UEFA Kupası'nı alan 25 kişilik kadrosunda bulunan Alper Tezcan, maddi imkansızlıklarla boğuşuyor.

30 lira yevmiyeye kahvehanede çalışan Alper Tezcan, Galatasaraylı yöneticileri suçladı ve UEFA Kupası'nın priminin kendisine verilmediğini iddia etti.

Galatasaray'ın UEFA'ya giden yolunda Bologna ile oynadığı maçın son dakikalarında oyuna giren ve ayağı kırılan Alper Tezcan, daha sonra 12 ameliyat geçirse de futbola dönemedi.

Galatasaray tedavilerini üstlenmedi. Babası tüm servetini oğlunun iyileşmesi için harcadı.

"Vefasızlık böyle bir şey. Her şeyinizi veriyorsunuz. Babamın tüm mal varlığı bitti. Benim için harcadı."

"6 yaşından 16 yaşına kadar ben Florya'ya buradan gidip geldim. Galatasaray bana para vermedi."

 

'ZAFER HOCANIN YERİNDE BEN DE OLABİLİRDİM'

"Zafer hocamın pozisyonunda ben de olabilirdim. Bir kutu hap içtim. Zorla getirdiler beni hastaneye. Şimdi 30 liraya geçinmeye çalışıyoruz."

"UEFA Kupası'nı almış 25 futbolcudan biriyim. Madalyam var. Ama madalyam icrada borçlardan dolayı."

"250 bin Dolar prim hakkım vardı. Yine Devlet, 250 Cumhuriyet altını verecekti. Hiçbir şey almadım."

"Madalyamı satacaktım ancak alacak olan kişiye adama tehditler geldi ve vazgeçti. 250 bin liraya alacaktı."

"Dilencilerden beterim. Ben babamdan para isteyemiyorum, onlardan nasıl isteyeyim?"