Soma’da yaşanan maden faciası tüm yurtta olduğu gibi Gebze’ye de ateş düşürdü.

 
Gebze Sendikalar Birliği’ni oluşturan sendikalar  Soma’da madende yaşamlarını yitiren işçiler için, büyük bir yürüyüş gerçekleştirdi. Eski Öğretmenevi’nden başlayan protesto yürüyüşü, Cumhuriyet Meydanı’nda Birlik başkanı Süleyman Akyüz’ün konuşmasıyla son buldu. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:
 
KAZA DEĞİL CİNAYET
 
Dün Soma’da yaşanan bir kaza değil, cinayettir. Soma’daki büyük facia, ülkemizde yıllardır sürdürülen özelleştirme politikalarının ve yaygınlaştırılan taşeronlaştırma uygulamalarının bir sonucudur. Soma’daki işçiler; fabrikalarda, atölyelerde, tersanelerde ve madenlerde , işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunu bir maliyet unsuru olarak gören anlayışın ve kar hırsının kurbanı olmuştur. Soma’da yaşanan facia, faili belli ve göz göre göre gelen bir cinayettir.
 
YANIK ÜNİTESİ BİLE YOK
 
Sendikalar Birliği Başkanı Süleyman Akyüz konuşmasını şöyle sürdürdü: “Manisa’nın Soma ilçesinde bir maden ocağında meydana gelen yangında yüzlerce işçi kardeşimizi kaybettik. Onlarca işçi kardeşimiz yaralanırken, hala çok sayıda işçi kardeşimizin madende olduğu belirtiliyor. Her geçen dakika Soma’dan acı haberler gelmeye devam ediyor. Soba Devlet Hastanesi’nde yanık ünitesinin dahi olmaması, kurtarma çalışmalarında yetersiz kalındığı iddiaları acımızı ve öfkemizi bir kat daha arttırıyor.
 
Türkiye işçi sınıfı, Türkiye halkı ölen işçi kardeşleri için ağlıyor. Ölen işçi kardeşlerimizi saygıyla ve rahmetle anıyor, ailelerine baş sağlığı diliyoruz.
 
TAŞERONLAŞTIRMA KURBANLARI
 
Dün Soma’da yaşanan bir kaza değil, cinayettir. Soma’daki büyük facia, ülkemizde yıllardır sürdürülen özelleştirme politikalarının ve yaygınlaştırılan taşeronlaştırma uygulamalarının bir sonucudur. Soma’daki işçiler; fabrikalarda, atölyelerde, tersanelerde ve madenlerde, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunu bir maliyet unsuru olarak gören anlayışın ve kar hırsının kurbanı olmuştur. Soma’da yaşanan facia, faili belli ve göz göre göre gelen bir cinayettir.
 
İNSANİ OLMAYAN KOŞULLAR
 
Bugün ülkemizde sermaye yanlısı ekonomik politikalar iflas etmiş ve bu politikalar ülkemizi bir emek cehennemine dönüştürmüştür. Soma’daki cinayet, sermayenin daha fazla kar etmek için işçinin hayatını hiçe saydığını göstermektedir. Dün yüzlerce işçi kardeşimize mezar olan bu maden ocağı, özelleştirilen ocaklardan birisidir. Ayrıca madencilik sektörü taşeronlaştırmanın en yoğun olduğu işkollarından birisidir. Bu nedenle madenlerde kayıtdışı istihdam yaygınlaşmış, güvencesizleşme artmış ve insani olmayan çalışma koşulları hakim hale gelmiştir.
 
3 BİN MADEN İŞÇİSİ ÖLDÜ
 
Ülkemizde 1941 yılından bu yana 3 binin üzerinde maden işçisi kazalarda hayatını kaybetmiştir. Türkiye ölümlü maden kazalarında bugün Çin’i geride bırakarak dünyada ilk sıraya yerleşmiştir. Yıllardır iş cinayetlerine karşı uyarılarımızı dile getiriyoruz. Madenlerdeki işçi sağlığı ve iş güvenliği sorunlarına ilişkin görüşlerimizi belirtiyoruz. Sendikaların, sivil toplum örgütlerinin ve meslek odalarının bu uyarılarına kulak tıkayanlar, işverenlerin bu konudaki maliyet hesaplarına göz yumanlar da bu faciadan sorumludur.
 
SORUMLULAR HESAP VERMELİDİR!
 
İşçinin hayatı üzerinden maliyet hesabı yapılmaz! İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda gerekli yaptırım ve denetim mekanizmalarını çalıştırmayan yetkililer de bu faciadan aynı derece sorumludur. Sorumlular hesap vermelidir!
 
MADENLER KAMULAŞTIRILMALI
 
Tüm bu gerçekler ortadayken, hükümetin özelleştirme uygulamalarını sürdürmesi ve taşeronlaştırmayı yaygınlaştırmaya çalışması asla kabul edilemez. Yasaklaştırmak istenen taşeron düzenlemesi gündemden düşürülmemelidir. Başta madenlerde olmak üzere tüm taşeronlaştırma uygulamalarına derhal son verilmeli, özelleştirilen madenler özel sektörün kar hırsına daha fazla kurban verilmeden kamulaştırılmalıdır.
 
SORUŞTURMA İSTİYORUZ
 
Bizler yaşanan faciada her türlü ihmal ve eksiklik iddialarının sonuna kadar soruşturulmasının takipçisi olacağız. Soma’nın yaralarını sarması için madenci kardeşlerimizle dayanışma içerisinde olacağız.