Karısının para koparmaya çalıştığını söyleyen Sadi E., kronik böbrek hastası olan Kader E.’nin evlilik öncesi hastalığını gizlediğini, özürlü maaşı aldığını da belirtti. Rahatsızlığı nedeniyle ev ve günlük işleri yapamayan eşinin kusurlu olduğunu iddia eden koca, 5 bin TL manevi tazminat ve boşanmak istedi. Eşinin evliliğin ilk gününden itibaren hayatı kendisine dar ettiğini öne süren Kader E. ise karşı dava açarak evliliklerinin 4 ay sürdüğünü anlattı. Kocasının kendisini kovduğu için Antalya’ya gittiğini kaydeden Kader E., “Evlilik öncesinde böbrek hastası olduğumu eşim biliyordu. Epilepsi hastası oğluna baktırmak için benimle evlendi. Bana şiddet uyguladı” dedi. Boşanmalarına karar verilmesini isteyen Kader E., eşinden 15 bin TL manevi, 5 bin TL maddi toplam 20 bin TL tazminat istedi.

MAHKEME AĞIR KUSURLU BULDU
1 yıl devam eden boşanma davasının ardından mahkeme, 2015’te çiftin boşanmalarına karar verdi. Mahkeme, Kader E.’nin, böbrek rahatsızlığını bildirmeyerek, ev işlerini yapmakta ve özel hayatlarında sıkıntı yaşanmasına neden olduğu, kayınvalidesinin vefat ettiği gün cenazeye katılmadığı gerekçeleriyle ağır kusurlu olduğunu belirtti. Mahkeme, Sadi E.’nin ise eşini kızının yanında “Ne biçim kadınsın” diyerek evden kovması nedeniyle kusurlu olduğuna hükmetti.

Kader E.’yi ağır kusurlu sayan mahkeme, tazminat talebini reddetti. Mahkeme, Kader E.’nin kocasına bin TL manevi tazminat ve Sadi E.’nin de eşine aylık 75 TL nafaka ödemesine karar verdi. Kararı beğenmeyen taraflar, itiraz ederek davayı Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının ev işi yapmayıp kayınvalidesinin cenazesine gitmediği, erkeğin ise eşini “Ne biçim kadınsın” deyip evden kovduğunu, tarafların eşit kusurlu olduğunu dile getirdi. Yargıtay, kadının kocasına ödeyeceği manevi tazminat kararını bozarak çiftin boşanmalarını onadı.

 

Gazete Habertürk

Gazete Habertürk'ten Hayati Arıgan'ın haberine göre,