1999 Depremi’nden bu yana yakınları kayıp olan depremzedeler, depremden sonra kimsesizler mezarlığına gömülenler üzerinde DNA çalışmasının yapılmasını istiyor

 
 
Başta kentimiz olmak üzere çevre illeri etkileyen ve binlerce insanımızın da ölümüne neden olan 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin üzerinden 16 yıl geçti. Depremde hayatını kaybeden acılı ailelerin dışında bazı aileler de depremde yakınlarının kaybolmasıyla daha farklı bir acı yaşadı. Deprem zamanı yaşanan kaos ortamında hayatını kaybeden birçok kişi kimlik tespitleri yapılamayınca kimsesizler mezarlığına gömüldü. Depremden bu zamana kadar yakınlarından haber alamayan acılı aileler, tek umutlarının ise kimsesizler mezarlığına gömülenlerin DNA testlerinin yapılması olduğunu belirterek, yetkililerden yardım istedi.
 
KIZINI ARAYAN BABA ÖNCÜ OLDU
Hatırlanacağı üzere daha önce gazetemizde depremden beri kayıp olan kızına ulaşmaya çalışan Kenan Emir’in hikayesini anlatmıştık. Baba Emir, Gölcük Depremi’nde balkondan düşerek hafızasını kaybeden kızı Hicran’ı bulmak için Müge Anlı’nın programına başvurarak, depremzedelerin kanayan yarasını yeniden gündeme getirmişti. Emir’in programa katılmasının ardından depremde yakınlarını kaybeden diğer depremzedeler de programa başvurarak yakınlarını aramaya başladı. Bir bakıma Kenan Emir, programa katılarak yardım istemesiyle diğer ailelere de öncü olmuş oldu. Bu gelişmeyle birlikte ailelerin depremde kayıp olan yakınlarını bulma mücadelesi yeniden gündeme geldi, hatta o günlerde yaşanan hatalar da yeniden gündeme taşınmış oldu.
 
KİMLİK TESPİTİ YAPILMADAN…
Depremde hayatını kaybeden birçok kişinin, yaşanan kaostan dolayı kimlik tespiti yapılamadı. Merhum depremzedeler kimsesizler mezarlığına gömüldü. Kimi vatandaşlar ise en azından bir dua edeni olsun denilerek alile mezarlıkları içerisine gömüldü. Ancak arkalarında da onları yıllardır arayan acılı aileler kaldı. Ailelerin kimi yakınlarının yaşıyor olabileceğinden ümitli, kimisi de, en azından yakınlarının mezarlarının belli olması için mücadelelerini sürdürüyor.
 
DÜŞÜK İHTİMAL
Depremde resmi rakamlara göre 18 bin kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı, ancak yaşamını kaybedenlerin sayının 30 binin üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Yaklaşık bin 200 kişi ise hala kayıp olarak aranıyor. Kayıp olarak kayıtlara geçen kişilerin sağ olma ihtimalleri çok düşük olarak tanımlanıyor. Bunların arasında da hafıza kaybı yaşayıp da hayatta kalmış kişilerin olabileceği düşünülüyor, ancak bu durum için de küçük bir ihtimal veriliyor.
 
EN AZINDAN KEMİKLERİ BULUNSUN
ATV’de yayınlanan Müge Anlı programına katılan depremzedeler, depremde kaybolan yakınlarının bulunması için feryat ediyor, yetkililerden yardım istiyor. Depremde, Gölcük’teki evlerinin balkonundan düşerek hafızasını kaybeden kızından o günden beri haber alamadığını söyleyen Kenan Emir de programda, kızı Hicran’ın kayıtlara isimsiz hasta olarak geçtiği belirterek, “En azından kızımın kemikleri bulunsun” diyerek yardım istemişti. Emir’in bu feryadını duyan diğer acılı aileler de yakınlarını bulmak için programa başvurmaya başladı.
 
DEVLET BİZE BORÇLU
Programda konuşan acılı baba Kenan Emir, “O günkü şartları anlıyorum. Ama devlet bize borçlu. En azından kimsesizler mezarlıkları açılsın ve bir DNA çalışması yapılsın. Ben bütün masrafları ödemeye hazırım” dedi. Emir’in bu konuşmasının ardından kimsesizler mezarlıklarında yapılabilecek DNA çalışmaları gündeme geldi. Toplu mezarlarda DNA tespiti çalışması en yakın olarak Bosna Hersek’te yapılmıştı. 1992-1995 yılları arasında Bosna Hersek’te yaşanan savaşta öldürülenler Tomaşitsa’daki toplu mezarları gömülmüştü. Ardından ise buradaki toplu mezar açılarak DNA tespiti çalışması yapılarak kimlik tespit edilmeye çalışılmıştı.
 
TESTLER KOLAY YAPILABİLİR
Sadece insan kalıntılarının bulunduğu mezarlarda yapılan yaklaşık 4 yıllık çalışmada 26 kişinin kimliği tespit edilebildi. Gölcük Depremi’nde kimsesizler mezarlığında gömülenler için de böyle bir çalışma yapılacak olsa çalışmaların daha kısa sürede ve zahmetsiz bir şekilde tamamlanabileceği tahmin ediliyor. Çünkü Gölcük Depremi’nde yaşamını kaybedenler tek tek ve belirli bir bölgeye defnedildi. Her bir kişi için ayrı ayrı mezar yerinin hazırlanış olması, cesetlerdeki DNA’ların da bozulmamış olmasına işaret ediyor.
 
UMUT IŞIĞI OLDU
Yapılacak bir DNA çalışmasının gündeme gelmesi birçok aileye umut ışığı oldu. Eğer böyle bir çalışma başlatılırsa, depremde kaybolan yakınlarını arayanlar bir nebze bile olsa rahatlayacak ve en azından depremzede ailelerin kaybettikleri yakınları için dua edeceği bir mezara taşına sahip olacak. Depremzedelerin bu feryadı karşısında ise yetkililerden henüz bir açıklama yapılmadı.