AK Parti Kocaeli milletvekili adayı Mehmet Akif Yılmaz, “Siyasi anlamda tüm partilerimizin AK Parti’ye teşekkür borcu var. Çünkü siyaset iktidar oluyor ama muktedir olamıyordu, AK Parti iktidarına kadar. Askerlerin talimatlarıyla yönlendirilen bir siyaset vardı, 28 Şubat’ta bunu gayet net yaşadık. Bir kısım medyanın ve sermaye çevrelerinin yönlendirdiği bir iktidar ortamı vardı. Maalesef milletin iradesi tam anlamıyla muktedir olamamıştı” dedi.

Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kocaeli’de yetişmiş, eğitimci kimliğiyle genç nesillere, kente ve ülkeye hizmet etme derdiyle yollarda olduğunu söyledi. Seçim çalışmalarında yaklaşık 46 program yaptıklarını, aday adaylığı sürecinde de STK’larlar ve kanaat önderleriyle devamlı diyalog halinde olduklarını ifade eden Yılmaz, “Bu dönemde de Seçim Koordinasyon Merkezimizin programları çerçevesinde her ilçeye en az dörder defa giderek mahallelerimizde, pazarlarımızda esnafımızla buluştuk, ev, hastane ve hemşehri derneklerine ziyarette bulunarak, yoğun bir seçim süreci geçirdik” diye konuştu.

Gittikleri her yerde halktan büyük bir teveccüh olduğunu belirten Yılmaz, şöyle devam etti:

“Halkımızın bu ülkeyi tekrar o eski karanlık günlere döndürmemek adına, koalisyona günlere döndürmemek adına ve yeniden yeniden büyük Türkiye’ye olan inanç kararlılığında görmek bizi memnun ediyor. Halkımız endişeli. Her yerde bu izlenimi alıyoruz. ‘Ya bunlar ülkenin başına tekrar geçerlerse aman çok çalışın. Duamızla sizin yanınızdayız.’ Her gittiğimiz yerde bu ifadeleri kullanıyorlar. Bu da geçmişte yaşanan acılardan kaynaklanıyor. Milletimiz bunlardan çok çekti.

Özellikle şu anda millete umut dağıtarak, milletin umuduyla oynayarak daha önce yaptıkları gibi hiç bir çalışma altyapı olmadan milletimize vaatlerde bulunan eski Türkiye’nin vaatleriyle milletimizin huzuruna çıkmış olan bu muhalefet partilerini milletimiz daha önce denedi. Bunların bu ülkeye yaşattıkları hala milletimizin hafızalarında tap taze canlı duruyor. Bu noktada milletimiz bu hafızadan yola çıkarak tekrar aynı hatayı yapmamak adına kararlı olduğunu bu ifadelerle bize devamlı söylüyorlar, bize destek oluyor ve güç katıyorlar bu ifadelerle.”

-“Tüm vesayet odaklarının son umudu olacak bu seçim”-

Devlet ve millet kaynaşmasının bu dönemde Cumhuriyet tarihinde ilk defa gerçekleştiğini vurgulayan Yılmaz, artık cumhurbaşkanını dahi halkın seçtiği bir Türkiye’nin var olduğunu, halkın iradesinin üzerinde hiçbir güç, otorite, egemenlik, vesayet tanımayan bir Türkiye’nin olduğunu dile getirdi.

Yılmaz, 8 Haziran sabahı ikinci yarının başlayacağını, bunu halktan aldıkları izlenimlerle gördüklerini belirterek, “İkinci yarı yeniden büyük Türkiye’nin inşasında çok önemli bir dönem olacak. Hem AK Partimiz için hem milletimiz için ekonomik ve siyasi bir güç olarak Türkiye, bölgede ve dünyada ayağa kalkmaya başlayacak. 13 yıldır yerden doğrulduk. Belimizi doğrulttuk ve artık inşallah yürümeye, koşmaya başlayacağımız bir döneme giriyoruz” ifadelerini kullandı.

-“İrtica yaygaralarıyla milletimize çok eziyet çektirdiler”-

“Bugüne kadar devletimizin iktidar mekanizmalarına çöreklenmiş tüm vesayet odaklarının son umudu olacak bu seçim. Bu umutları da sönecek Allah’ın izniyle. Milletin umudu inşallah iktidar olacak” diyen Yılmaz, babası Şevki Yılmaz’ın milletvekilliği yaptığı 28 Şubat döneminde Türkiye’nin çok büyük sıkıntılar yaşadığını belirtti.

Yılmaz, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Baskının zulmün insanların kendini ifade edemediği dönemlerdi, o dönemler. Şu anki Cumhurbaşkanımızla siyaset yapıyorlardı o dönem milli görüş hareketi içerisinde. Refah Partisi içinde birlikte bir mücadelenin içindeydiler. Büyük mücadeleler verildi Türkiye’de. Özellikle muhafazakar kesimlerin kendi inançlarını ve fikirlerini ifade etme ve yaşama hürriyetleri noktasında yapılan baskı ve zulümler, irtica yaygaraları adı altında yıllarca milletimize çektirilen eziyetler karşısında siyasi bir uyanış başlattı o kadrolar. Allah hepsinden razı olsun. Başta Prof. Dr. Necmeddin Erbakan hocamızı da burada hayırla yadediyoruz. Çünkü çok ciddi emekleri var. Türkiye’nin önünü açan çalışmalar ortaya koydular. Siyasetin önünü açacak terler döktüler. Bu milletin iradesinin gerçek manada iktidar olması, muhafazakar kesimin siyasette var olması noktasında büyük mücadeleler verildi, sıkıntılar çekildi.

Yılmaz, Menderes ve arkadaşlarının canını feda ettiğine dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“Yıllardır devam edegelen bir var olma mücadelesiydi bu. Bu ülkede, bu ülkenin gerçek sahiplerinin ülkenin iktidar mekanizmasında, yani milletin devlette var olma mücadelesi bu anlayışla geçmişten gelen bu birikim, AK Parti hareketinin 2001 yılında kurulmasıyla birlikte 2002’de iktidar olmasında çok büyük bir katkı sağladı. Bir tecrübeydi gelen, bir birikimdi, bir emekti ve Allah bu emekleri zayi etmedi. İlk girdiği seçimde iktidar olan, millete efendi değil hizmetkar olma anlayışı ile hareket eden bir siyasi hareket ‘yeter söz milletindir’ dedi. ‘Yeter karar da milletindir’ dedi. Ve milli egemenliğin gerçek manada tesisi için canla başla mücadele verildi. Demokratik açılımlar AK Partimizin Türkiye’de kazandırdığı hizmetlerden biri. Bu noktada inançlara, mezheplere, ırklara yapılan devletin tüm baskılarının önüne geçecek adımlar atıldı.”

-“Tüm partilerin AK Parti’ye teşekkür borcu var”-

AK Parti dönemiyle birlikte, Türkiye’de artık icraat döneminin başladığını, milletin 9 seçimdir “size güveniyoruz bu ülkenin bu vatan gemisinin dümenini size teslim ettik. Bizler adına yapmanız gerekenleri yapın” dediğine vurgu yapan Yılmaz, “Bizde milletimizden aldığımız bu oy emanetine sadık kalarak, milletin hakkını ve hukukunu korumada AK Parti bugüne kadar üzerine düşen tüm görevleri yaptı. Hiç bir vesayet odağı karşısında eğilmedi. Dik durdu ve siyasetin önünü açtı Türkiye’de” diye konuştu.

AK Parti Kocaeli milletvekili adayı Mehmet Akif Yılmaz, şunları kaydetti:

“Siyasi anlamda tüm partilerimizin AK Parti’ye teşekkür borcu var. Çünkü siyaset iktidar oluyor ama muktedir olamıyordu, AK Parti iktidarına kadar. Askerlerin talimatlarıyla yönlendirilen bir siyaset vardı, 28 Şubat’ta bunu gayet net yaşadık. Bir kısım medyanın ve sermaye çevrelerinin yönlendirdiği bir iktidar ortamı vardı. Maalesef milletin iradesi tam anlamıyla muktedir olamamıştı. İşte bu dönem artık o dönem başladı. AK Parti’de bununla ilk dönem çok mücadele etti. Bürokratik vesayetle, yargı vesayetiyle. AK Partimize kapatma davası açıldı. Bu davada bir oy fazla çıksaydı iktidar partisi kapatılıyordu İşte vesayet dediğimiz bu anlayış. Bunları aştık.

Bütün bu engellerin kalktığı yeni dönemde yeni anayasamızla, bütün o vesayet odaklarını meşrulaştıran darbe anayasasından kurtularak, yeni sivil, adil eşitlik ilkesine dayalı, sosyal bir devlet anlayışını tam manasıyla ifade eden yeni anayasamızla ve yeni devlet başkanlığı sistemimizle, yeni Türkiye’de projelendirdiğimiz 2023 vizyonumuza doğru yürümenin zamanı. Başta şehrimiz Kocaeli olmak üzere ülkemizin tüm sorunlarıyla yüzleşerek, bu sorunların çözümünde siyasi irade olarak elimizden geleni yapacağız. Canla başla çalışacağız.”