Dün Meclis Genel Kurulunda Ak Parti Grup önerisi üzerine lehte söz alarak HDP’ye sert eleştiriler yönelten. Yılmaz, konuşmasında ilk olarak Güneydoğu’da yaşanan terör olaylarından dolayı şehit olan askerlere ve Sultanahmet’te yaşanan terör olayında hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek başladı.

CHP’YE KINAMA
Mehmet Akif Yılmaz, bir grup CHP’li, Milletvekilinin TRT Genel Müdürlüğünü basarak Genel Müdürü tehdit etmelerini şu sözlerle kınadı; “Bugün bir grup CHP milletvekili tarafından, milletimizin medarıiftiharı bir kurumu hâline gelen, gerek yayın çeşitliliği, gerekse yayın politikası ve kalitesi sebebiyle özel yayın kanallarını dahi geride bırakan TRT Kurumumuza yönelik olarak âdeta bir baskın mahiyetinde, Genel Müdürümüzün kapıları tekmelenerek yapılan itibarsızlaştırma baskınını da esefle kınıyorum.”

“TERÖR ÖRGÜTLERİNİN HEDEFLERİ BELLİDİR”
Meclis Genel Kurulunda Ak Parti Grup önerisi adına lehte söz alan Mehmet Akif Yılmaz, HDP’ye yönelik eleştirilerinde; “Terör örgütlerinin hedefleri bellidir. Teröre, teröristin çukuruna sahip çıkan; teröristi kutsallaştıran; mayın tuzaklarını, yol keserek eşkıyalık yapmayı meşru gören; hepsinden önemlisi de terörü sözde direniş hakkı kabul ederek bir hak arama vasıtası olarak meşruiyet kazandıran dil siyasetin dili değil, olsa olsa siyaseti terörize etme çabasında olan bir zihniyetin dilidir. Bu ayrıştırıcı ve teröre sahip çıkan kışkırtıcı dili ısrarla kullananlar milletimizin önünde tarihî bir vebalin altındadırlar ve er ya da geç tarih ve millet önünde ortak oldukları şiddet ve kanın hesabını vereceklerdir.” dedi.

“BİR AYRIŞTIRMA PROJESİNİN FİGÜRANISINIZ”
Mehmet Akif Yılmaz, Meclis kürsüsünden sert eleştirilerine devam ederek HDP’ye atfen; “Milletimizden "barış" diyerek, "kardeşlik" diyerek, "Türkiye partisiyiz." diyerek oy isteyenler milletimizin barış iradesine âdeta ihanet eden bir tavırla Kürt kardeşlerimizin ve bütün ülkemizin geleceğini karartacak bir projenin, "demokratik hak" diyerek allanıp pullanan, terörle beslenen, sözde özerklik ama aslında bir ayrıştırma projesinin figüranı olmaktan çekinmiyorlar.” diyerek eleştirilerine devam etti.

HDP’YE ÇAĞRI; “VATAN GEMİSİNİ DELMEKTEN VAZGEÇİN”
Eleştrilerine devam eden Yılmaz, HDP’ye çağrıda bulunarak; “Biz Kürtler, Türkler et ve tırnak gibiyiz, komşuyuz, kardeşiz, bir bedenin azaları gibiyiz. Aynı acıları yaşıyor, aynı sevinçleri paylaşıyor, aynı geleceğe birlikte yürüyoruz. Çanakkale ruhuyla birlikte yol aldığımız bu vatan gemisini delmek çabasından lütfen vazgeçin.” İfadelerini kullandı.

“TARİHİ CEVABA KULAK VERİN”
HDP’ye yönelik eleştirilerine tarihten bir örnek vererek devam Yılmaz, Bediüzzaman Saidi Kürdi’nin bir grup Kürt’e vermiş olduğu cevabı okuyarak Genel Kurula seslendi; “Bediüzzaman Saidi Kürdi'nin kendisini isyana çağıran bir grup Kürt'e vermiş olduğu şu tarihî cevaba lütfen kulak veriniz; "Türk milleti, asırlardan beri İslamiyet'in bayraktarlığını yapmıştır. Çok veliler yetiştirmiş ve çok şehitler vermiştir, böyle bir milletin torunlarına kılıç çekilmez. Biz Müslümanız, onlarla kardeşiz, kardeşi kardeşle çarpıştıramayız, bu şeran caiz değildir. Kılıç harici düşmana karşı çekilir, dâhilde kılıç kullanılmaz, bu zamanda yegâne kurtuluş çaremiz Kur'an ve iman hakikatleriyle tenvir ve irşat etmektir. En büyük düşmanımız olan cehaleti izale etmektir. Teşebbüsünüzden vazgeçiniz, zira akim kalır, birkaç cani yüzünden binlerce masum kadın, erkek, çocuk telef olabilir." 

HDP MAĞDURU BİR VATANDAŞIN MEKTUBUNU OKUDU
Meclis Genel Kurulunda HDP’yi eleştiri yağmuruna tutan Yılmaz, sözlerine son verirken Güneydoğu’da 7 Haziran’da HDP’ye oy vermiş fakat terör saldırılarından dolayı mağdur olan bir vatandaşın mektubunu okudu.

Yılmaz, “Değerli milletvekilleri, sizlerle bir mektubu paylaşmak istiyorum. “Ben ve benim gibi düşünenler HDP'ye niçin oy verdik? Barış olsun, kardeşlik gelsin, kan akmasın diye değil mi? Peki, bize söyler misiniz Allah aşkına, barış ve kardeşlik bu çukurlarla mı gelecek? Ben esnafım... Sur garip gurebanın yaşadığı bir yer, adamın ekmek alacak parası yok. Allah aşkına bu insanlar o çukurların altındaki toprağı mı yiyecek? Biz HDP'ye güvendik, inandık, 'Barışa katkı sağlayacak.' dedik. Neden bizi çukurlara gömüyorsunuz? Bizim de çoluk çocuğumuz var. Dükkânımız aylardır siftah yapmıyor. İnsanlar aç, açıkta, perişan. Çukurlar karnımızı doyurmuyor. Bize iş lazım, aş lazım, ekmek lazım, barış lazım, kardeşlik lazım." diyerek sözlerini şu temenni ile tamamladı:

“Umarım siyaset olması gerektiği yerde durur. Çukurun değil, milletin yanında yer alır ve PKK'ya net bir tavır koyarak barışın tesisinde rol üstlenir. Milletimizin beklentisi budur.”