Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, İngiltere'de gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Murat Ülker, "Türkiye'deki çikolata ve bisküvideki uzmanlığımızı ve gücümüzü kullanarak Godiva'yı dünyaya satacağız" dedi.

"FETÖ BAŞARAMADI"

Ülker yaptığı konuşmada; "Türkiye ve çevre coğrafyalar maalesef çok zor günlerden geçiyor. 15 Temmuz gecesi uçurumun kenarına gelmek hepimize büyük bir travma yaşattı ama sivil halkın yardımıyla ve dayanışmasıyla bu hain kalkışmanın başarısız olması en büyük kazancımız oldu. FETÖ başaramadı ve kurtulduk milletçe.

"TÜRKİYE GÜÇLÜ BİR ÜLKE"

Bu konuda bize önderlik eden Cumhurreisimize, TBMM'ne ve başbakanımıza müteşekkiriz. Türkiye güçlü bir ülke. Ben gelecek günlerimizin çok daha aydınlık olacağına inanıyorum. Ben doğduktan hemen sonra 1960 darbesi oldu. Zor günler yaşandı. Sonrasını biliyorsunuz siz de; başka zor günler de geçirdik. Ama hepsinden sonra hep güzel günler yaşadık. Bunu da çok çalışarak yaptık. Gene öyle olacak. Bugünlerde Türkiye'nin geleceği için hepimizin her zamankinden daha fazla işimize sahip çıkmamız ve sarılmamız gerekiyor. Biz de bunu yapıyoruz.

"TÜRKİYE BİZİM YURDUMUZ"

Aslında tam da bu sebeple bu daveti gerçekleştirmek istedik. Bizim 10 yönetim bölgemiz var. Dün arkadaşlarım size anlattılar. Şimdi İngiltere'deyiz. Türkiye zaten bizim yurdumuz. İnşallah diğer 8 bölgeyi de ziyaret etmek nasip olur. Sizlere işimiz nasıl gidiyor bundan sonra neler yapacağız anlatmak istedik. Sizler bizim iş paydaşlarımızsınız bunları sizlerle paylaşmak bizim için çok önemli.

"HER SABAH İSTANBUL'DA UYANMAYI İSTİYORUM"

Ben fiziksel bir merkez konseptine inanmıyorum. Özellikle yönetim ekibi olarak çok sık seyahat ediyoruz. Hemen hemen tüm ofislerimizde çalışıyoruz. Her yer bizim ofisimiz, taksiler bile… Geçen seneki ajandama baktım da 17 ülke gezmişim, 400 küsür saat uçmuşum, dünyayı neredeyse 8 kere dolanmışım demek bu… Farklı yerler görmek, insanlar tanımak tabii ki çok güzel ama insan doğduğu yeri özlüyor. Ben memleketimi özlüyorum. Her sabah İstanbul'da uyanmayı istiyorum.

"İLK BİSKÜVİ İHRACATINI YAPAN BİZİZ"

Gelelim bizim yolculuğumuza. Bizim global bir şirket olma yolculuğumuz aslında yeni başlamadı. Gözümüz daima dünyada oldu. Kendimizi hep dış rakiplerimizle kıyasladık. Yurtdışında kendimize benchmark'lar oluşturduk. Türkiye'nin 1974 yılında ilk bisküvi ihracatını yapan biziz. Yani bugünün uluslararası açılımlarının hiç biri tesadüf değil. Babam, amcam ve eski çalışanlarımızın yani Ülker Ailesi'nin attığı tohumlar yeşeriyor. İşimizi tesadüflerle değil stratejilerle yönetiyoruz. Sektörümüzde dünya markası olmanın yolu ise şüphesiz küresel yatırımlardan geçiyor. Yaşım 57 ve 35 yılı aşkın bir süredir iş hayatının içindeyim.

Rahmetli babamla çok seyahat ettik. Çok fuara, makine alımına, ortaklık görüşmesine gittik. Türkiye'de daha yurtdışında şirket/marka alımı konuşulmazken biz kalktık Nabisco'nun doğu kanadının alımı için Londra'da görüşmeye gittik. Alamadık ama tecrübe kazandık. İlk yabancı danışmanı şirketinde çalıştıran yine babamdı. Demem o ki, global bir şirket olma hevesi bugün ortaya çıkmış bir hadise değil" ifadelerini kullandı.

 

PLADİS'İ NİÇİN KURDUK?

Babamın açtığı yoldan Ülker Ailesi olarak birlikte kurduğumuz "dünya lideri şirket" hayalini gerçekleştirmek için çalışıyoruz. Bir ülkenin özel sektörünün başarısının o ülkenin tanıtımında önemli rol oynadığına inanıyorum. Bizim dünyaya açılmamızın da Türkiye'nin olumlu imajına müsbet katkısı olduğunu düşünüyorum. 1993 yılında ilk yabancı ortaklığımızı yaptık. Şimdiyse, Danimarka'dan Japonya'ya, ABD'den İspanya'ya dünyanın dört bir yanından ortaklarımız var. Yeni kurduğumuz pladis ile 73 milletten 26,000 kişilik bir aile olarak 13 ülkede 36 fabrika ile 4 milyar tüketicinin yaşadığı bir coğrafyada faaliyet gösteriyoruz.

"100'ÜN ÜZERİNDE ÜLKEDE OPERASYON YÖNETİYORUZ"

Yıldız Holding'de toplam 50.000 çalışanımız 77 fabrikamız var, 100'ün üzerinde ülkede operasyon yönetiyoruz. (Türkiye'de 51 adet fabrikamız var) Ayrıca, global arenada esas işimizde hızla ilerlerken, Türkiye'de bizim için stratejik öneme sahip gıda ve gıda dışı iş alanlarımızda da büyümeye devam edeceğiz.

Turquality programı sayesinde markalarımız yurtdışında güçlenmeye devam ediyor. Türkiye ekonomisinin son yıllarda gösterdiği istikrar ve kur politikaları ihracatı mümkün kılıyor. Pladis'i niçin kurduk. 2021 hedefleri kapsamında kendimize başka büyük bir hedef daha koyduk, Türkiye'den büyüyen global marka olmak.

Bunun için pladis'i oluşturduk. Global arenada rekabet çok daha keskin, işimiz kolay değil. İşte bu yüzden pladis ile kaynaklarımızı (insan değerlerimizi, birikimlerimizi, üretimlerimizi, vb) bir araya getirdik, tüm gücümüzü birleştirdik. Sektörümüzde dünyanın en hızlı büyüyen şirketi olacağız. İnşallah başaracağız.

GLOBAL OLMAK NE DEMEK?

Peki global olmak bize ne kazandırıyor? Girişte belirttiğim gibi 73 milletten çalışanımız var. Bu bizim en büyük zenginliğimiz. Hep birlikte çalışıyoruz, her birimizin çorbada tuzu var. Hepimizin farklı kişisel ve profesyonel geçmişleri var. İçimizde çeşit çeşit uzmanlık var. Birbirimize öğrettiğimiz de oluyor, birbirimizden öğrendiğimiz de. Arada tartıştığımız da oluyor tabi ama sonucunda güzel iş çıkıyor. Her bir lokmada dünyaya mutluluk vaat ediyoruz.

"ÜRÜN PORTFÖYÜMÜZÜ DAHA DA GELİŞTİRİYORUZ"

Dünya çapında AR-GE, üretim, satış ve dağıtım ağlarımız arasında sinerji oluşturuyoruz, verimliliğimizi artırıyoruz. Şirket ve markalarımızın farklı deneyim ve uzmanlıklarını harmanlıyoruz ürün portföyümüzü daha da geliştiriyoruz. 3 global markamız Ülker, McVitie's ve Godiva'yı farklı pazarlarda, daha çok tüketiciye ulaştırma olanağını elde ediyoruz. Bizim amacımız, Türkiye'nin en büyük gıda şirketini global bir güce dönüştürebilmek. Bunu nasıl yapacağız? Tabii ki markalarımızla…

"DAHA FAZLA İHRACAT"

Türkiye'nin en sevilen markası Ülker'i dünyanın en sevilen markalarından biri haline getirerek… Aynı zamanda bünyemizde bulundurduğumuz iki önemli markayı, McVitie's & Godiva'yı da dünyanın her köşesinde yaygınlaştırarak. Ve bu da Türkiye'de daha fazla ihracat demektir. Peki tüm bunları nasıl gerçekleştireceğiz? Hedefimiz global liderlik. Peki bu hedefe nasıl gideceğiz?

Türkiye ve İngiltere bizim lider olduğumuz iki ana pazar. İngiltere, bisküvi tüketiminin en yüksek olduğu ülkedir. Biz de bu ülkenin Ülker'i gibi olan McVitie's markasını satın aldık. İngiltere bisküvi ülkesi dedim. Burada McVitie's ile lideriz ama çikolatada henüz yokuz. Olacağız. İngiltere pazarına Godiva çikolatalarını raflara sokarak ulaşacağız. Bunları da Türkiye'deki fabrikalarımızda üretip, bu pazara sunacağız. İngiltere'de Godiva mağazalarımız var ama büyümek için tüm çeşitlerimizin market raflarında olması gerekiyor.

 

"BUNLAR BİZİM İÇİN BÜYÜK FIRSAT ALANLARI"

Kuzey Amerika pazarında bisküvi olarak şimdiye kadar yoktuk. Artık McVitie's ile güçlü bir şekilde Kuzey Amerika pazarına da giriyoruz. Bunlar bizim büyük fırsat alanlarımız. Ayrıca biz bulunduğumuz pazarların yerel tatlarına uygun ürün geliştirip, global markalarımızla bu ürünleri pazara sunacağız. Godiva'yı da perakende de değişik ürün formatları ile raflarda satacağız. Ulaşılabilir premium çikolata markası yapacağız. Ülker, zaten Türkiye ve komşu coğrafyalarda lider marka, Ortadoğu ve Afrika'da liderliğini pekiştireceğiz. Ortadoğu, Afrika ve Asya'daki bazı yerel markalarımızı Ülker'e dönüştüreceğiz. Godiva özellikle Kuzey Amerika, Japonya ve Çin'de lider ve hala büyüyen bir marka. Yeni ürünlerle hem kıta Avrupası'nda, hem İngiltere hem de Amerika'da daha fazla yaygınlaşacak, büyüyecek. Global AR-Ge çalışmalarıyla kısa sürede pek çok ürün yapmayı başardık. Bu bizim önemli bir avantajımız. Güçlü ve çevik bir şirketiz, yeni ürünlerimizi hızlı bir şekilde pazara dağıtıp satabiliyoruz.

Mesela,

1. Ülker Krispi Tırtıklı İngiltere pladis ürünü idi, Türkiye'ye uyarladık.

2. Bizim Albeni Tane Tane de İngiltere pazarına iyi gider dedik. O da McVitie's Digestives Nibbles oldu. Pek de güzel oldu. Üretimi Türkiye'de yapıyoruz, ürünü ihraç ediyoruz. Türkiye'de yapıp gönderiyoruz, yetişmiyor. Böyle problemlerimiz var çok şükür.

3. Biskrem'i dünyanın tüm diğer ülkelerine taşıyacağız. Global olacak. Biskrem'de bu potansiyeli görüyorum. Şu anda Hindistan'da raflarda yer alıyor. Çin ve Nijerya'da önümüzdeki aylarda yer alacak.

İnsan kaynakları konusuna gelince, çeşitli usullerle karma takımlar oluşturarak bilhassa Türkiye'den genç global yetenekler yetiştiriyoruz.

"TÜRKİYE'DE ÜRETİP DÜNYAYA SATACAĞIZ"

Godiva'yı daha çok tüketiciye tattıracağız dedim. Burada önemli bir nokta var. Bunu yaparken Türkiye'deki çikolata ve bisküvideki uzmanlığımızı ve gücümüzü kullanacağız. Türkiye'yi çikolata üssü yapıyoruz Godiva için. Türkiye'deki fabrika ve teknolojilerimiz yeni. Burada üretilen çikolata çeşitleri tüm dünyaya merkez üssümüz Türkiye'den gönderilecek. Erişilebilir premium çikolata üretimini Türkiye'den yapacağız. Çin'e kadar buradan ürün götüreceğiz. Yani Godiva Belçika markası değil mi? Evet ama insan İngiliz olup Türkiye'de yaşarsa kim olur? Mesela cola'lar nerede üretilirse üretilsin Amerikan markasıdır.

"GEBZE BİR ARGE MERKEZİ OLACAK"

Türkiye, global olarak tüm AR-GE'mizin kalbi olacak. Gebze'de yeni bir AR-GE merkezi kuruyoruz. Burası dünyanın her yerindeki ekiplere deneyim ve teknik uzmanlık sağlayacak. Buradan çıkan inovatif ürün formülleri dünyanın dört bir yanında üretilecek. Dediğim gibi babamın açtığı yoldan, onun koyduğu ilkelerle Ülker Ailesi olarak dünya lideri şirket olma hayali için var gücümüzle çalışıyoruz. Allah utandırmasın.

Gıda güvenliği ve geleceğine yatırım yapıyoruz. Bunları yaparken tabi gıda güvenliği ve tüketicilerimizin hassasiyetlerine uygun ürün üretme prensibimiz baki. Gıda Güvenliği Kurulumuz tüm Yıldız Holding iştiraklerinde üretilen ürünlerin bu hassasiyetle denetimini yapıyor.

"ARKADAŞLAR ÜRÜNLERİMİZİ ÇEŞİTLENDİRİYOR"

Arkadaşlar, gıdada uluslararası normlar, değişen regülasyonları sıkı sıkıya takip etmenin yanı sıra helal, koşer, vejeteryan gibi farklı tüketici tercihlerine göre ürünlerimizi çeşitlendiriyorlar. Geleceğin gıdalarını çalışıyorlar.

Gıdanın geleceğine sadece şirket içinde değil şirket dışında da yatırım yapıyoruz. Biliyorsunuz Harvard Üniversitesi Toplum Sağlığı Fakültesi'nde babamın adıyla bir merkezimiz var. Sabri Ülker Merkezi. Başında Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil var.

Burada hem Türkiye'den hem de dünyanın farklı yerlerinden bilim insanları toplum sağlığı ve gıdanın geleceği için çalışmalar yapıyor. Türkiye'ye bilgi ve uzmanlık akışı sağlıyoruz. Mayıs ayında bu merkezin İstanbul'da sempozyumu vardı. Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı sponsorluğu ile yaptık. Bu vakfın çok net bir varoluş sebebi var; dengeli beslenme konusunda toplumda bilinci artırmak ve doğru ve kanıtlanmış bilgilerin iletişimini yapmak. Yeni neslin bu konuda çok daha bilinçli ve donanımlı olması geleceğimiz için önemli. Biz de, Türkiye'de yeni neslin bu bilinçle yetişmesine destek oluyoruz. Bu bizim sorumluluğumuz.

"YATIRIMLARDA DÜNYA BİR YANA TÜRKİYE BİR YANA"

Yıldız Holding, United Biscuits ve Godiva'nın yüzde yüzü Ülker ailesine ait. Yani dünyanın her yerinde bulunan tüm şirketlerimiz ve varlıklarımızın sahibi Türkiye'de yerleşik Ülker ailesi. Yani tüm bunlar aslında bir Türk şirketi. Yıldız Holding olarak '50 bin kişilik bir aileyiz' demiştim. 50 bin çalışanımızın yanı sıra onların aileleri, distribütörlerimiz, plasiyerlerimiz, tedarikçimiz, çiftçimiz ve iş yaptığımız üçüncü partilerle birlikte bir milyona yakın kişinin sorumluluğunu taşıyoruz. Yıl sonuna kadar ailemize 4,500 yeni çalışanımız daha katılmış olacak. Yani ailemiz git gide büyüyor. İstihdam artıyor. İşin içinde yabancı ortaklarımız da var. Onlara karşı da sorumluyuz.

"TÜRKİYE'NİN DÜNYADAKİ GÜCÜ ARTIYOR"

İlk günden beri yabancı ortaklarımıza, bizlere ve Türkiye'ye güvenmelerini salık verdim. Çünkü onların Türkiye'ye ve bize güvenmesi, yatırımlarına devam etmesi Türkiye'nin dünyadaki gücünü artırıyor. Şevk ve hevesimizi muhafaza edip işimize dört elle sarılmamız önemli, özellikle bu günlerde. Biz de öyle yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz.

Dedem Abdülhamid hanın bursu ile okudu. Ailece şükran duyuyoruz. Sabri Bey, parasız yatılı devlet okulunda okumuştu, her zaman devlete borçlu olduğunu ifade ederdi, bir çok siyasi istikrarsızlık, kaos ve savaş dönemleri yanı sıra ihtilaller de gördü. Bu durumda tek yaptığı işini yapmak ve ülkesine güvenmek oldu. Yatırımlara devam etti ve geleceğe umutla baktı. Azmimiz de hedeflerimiz de baki. Yatırımlarımıza da hız kesmeden devam edeceğiz. Bu sene toplam 1.5 milyar TL bir yatırım hedefimiz vardı. Bunun 770 milyonunu Türkiye için kullanıyoruz. Yıl sonuna kadar bütün yatırımlarımızı tamamlamış olacağız. Yani ülkemize, Türkiye'mize yaptığımız yıllık yatırım tutarı her sene tüm dünyanın geri kalanına yapılan yatırıma eşdeğerdir.