Gebze Arapçeşme Mahalle Muhtarı Remzi Kandaz, birkaç gündür hem yerel hem de Türkiye’nin gündemini oluşturmuş durumda. Kandaz, sosyal paylaşım sitesinden kız çocuklarının akşam ezanından sonra parklarda velisi olmadan gezmemesini isteyerek, aksi davrananları döveceğini yazdı. Remzi Kandaz’ın tehdit içeren paylaşımları tepki görürken, vatandaşlar muhtarın üzerine düşmeyen görevlerle uğraştığını bildirdi. Muhtar Kandaz, tepkiler üzerine önce bu paylaşımı sildi daha sonra ise Facebook hesabını kapattı. Remzi Kandaz paylaşımı ile ilgili art niyet aranmamasını isteyerek, “Çocuklarımıza şimdiden sahip çıkalım ki ileride keşkeler demeyelim. Ben hayatım boyunca kendi çocuklarıma bile bir tokat vurmuş değilim” dedi.

 

ART NİYET YOK

Herkesin çocuklarına sahip çıkmasını isteyen Remzi Kandaz, “Herkes çocuklarına sahip çıksın. Gece 12, 13 ve 14 yaşlarında kız ve erkek çocuklarının velisi olmadan, ağızlarında sigara parklarda, sokaklarda ne işleri var. Ben bu duruma üzülüyorum. Kendi çocuklarımda görmek istemediklerimi, mahallemin ve komşularımın çocuklarında da görmek istemiyorum. Başlarına bir şey geldiği zaman herkesten çok ben üzülüyorum. Keşke diyeceğimize şimdiden önlemimizi almaya davet ediyorum. Çocuklarımıza şimdiden sahip çıkalım ki ileri de keşkeler demeyelim. Ben hayatım boyunca kendi çocuklarıma bile bir tokat vurmuş değilim. Bu paylaşımım da başka art niyetim yok” dedi.

 

HÜRRİYET TEPKİSİ

Muhtar Kandaz’ın bu paylaşımına en sert tepki, CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet’ten geldi. Hürriyet’in açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “Bak Sayın Muhtar, sen ne kız çocuklarının akşam ezanından sonra sokakta olmasına karışabilirsin ne de sokakta gördüğün kız çocuğuna o övündüğün dayağı atabilirsin. ‘Kızınızı parka salmayın’ diyeceğine ‘İnsanlar kızlarını parka gönderebilmeli ve ben bunu nasıl sağlayabilirim’ diye düşünmelisin. Muhtarlıklarımız sadece en küçük idari birim olma vasfını taşımakla kalmıyor aslında demokrasinin nüvesini teşkil ediyor. İstersen sana gerçek demokrasiden örnek vereyim;

LONDRA ÖRNEĞİ

Londra’nın kenar mahallerinde oturan ve ders çalıştığı arkadaşından gece yarısı evine dönmek isteyen genç kız iki ev arasındaki parkın içinden kestirme yoldan geçmek istedi. Loş ve gecenin o saatinde bomboş olan parkta, ağaçların arasında yürüyen kıza kendini bilmez biri saldırdı. Kız çığlık çığlığa kaçtı. Saldırgan ise kıza elini bile sürmeden yakalandı, ertesi gün mahkemeye çıkarıldı. İngiliz Yargıç kararı açıkladı: ‘Yedi yıl yedi gün hapis.’ Adliye muhabirleri şaşırdılar. Adam kıza neredeyse dokunmamıştı ve sadece korkutmuştu o kadar. Duruşma sonunda sordular: ‘Ortada sadece bir teşebbüs var. Yedi yıl, yedi gün fazla değil mi?’ Yargıç, ‘Genç kıza saldırma teşebbüsünün cezası yedi gün. Yedi yıl, İngiliz kızlarının gece yarısı loş ve boş parklarda dolaşma özgürlüğüne saldırın cezasıdır.’ Herhalde anlamışsındır.”