Türk sinemasının efsanevi aktörü Tarık Akan’ı dün sabah tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Usta sanatçı Akan için yarın saat 14.00’te Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenlenecek. Akan, Teşvikiye Camii’nde ikindi vakti kılınacak cenaze namazının ardından, Bakırköy’deki Zuhuratbaba Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

1949’da İstanbul’da dünyaya gelen Tarık Akan, Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nde okuduğu sırada Ses dergisinin 1970 tarihli ‘artist’ yarışmasında birinci geldi. Bunu, gece eğitimi aldığı Işık Yüksekokulu’nda gazetecilik eğitimi izledi. Gençliğinde işportacılıktan taksi şoförlüğü ve Bakırköy sahillerinde cankurtaranlık ile gazoz satışına dek bir çok alanda ekmeğinin peşinde oldu.

İlk filmini 1971’de, “Solan Bir Yaprak Gibi” ile, Fatma Girik eşliğinde çekti. Bugüne dek 110’u aşkın filmde rol aldı. Akan’ın kariyeri, 1970’lerdeki “Hababam Sınıfı” serisi başta olmak üzere, türlü melodramların yer aldığı süreç ve ardından 1978 itibarıyla gelen Yavuz Özkan imzalı, Cüneyt Arkın’la oynadıkları “Maden” ve “Adak” gibi toplumsal içerikli yapımlarla adeta bambaşka bir dönemece saptı. Rol aldığı “Üçüncü Göz” , “Deli Deli Olma”, “Çözülmeler” ve “Mektup” ile “Vizontele Tuuba” gibi son dönem filmleriyle de akıllara kazandı.

1970’li yılların ortalarında Vasıf Öngören’den aldığı oyunculuk dersleri, aktörlüğe daha sıkı sarılmasına yol açtı. Siyasi ve toplumsal içerikli filmleri arasında gösterilen, Şerif Gören imzalı “Nehir”de, Deniz Gezmiş’in arkadaşı Sinan Cemgil’in Güneydoğu’nun bir köyünde yaşadıklarını aktardı. Ancak aktör daha sonra Ertem Eğilmez’in sansür endişesiyle bu filmi ‘makasladığını’ ifade etti.

Tarık Akan’ın hayatında is bir isim var ki onunla tanıştıktan sonra tüm yaşamını ve sinemaya bakışını değiştirdi. O isim Yılmaz Güney’di. Yılmaz Güney 1980 darbesi sonrası tutuklandıktan sonra şimdi yıkılan İzmit Cezaevine gönderilmişti. Tarık Akan ise o yıl Türk sinemasında büyük ses getiren ama sansür kuruluna takın “Maden” adlı filmi tamamlamıştı. Tarık Akan, Güney ile ödüllü ve müzikleri Zülfü Livaneli’ye ait “Maden” filmini sansür kuruluna taşıdığı sırada uğradığı İzmit Cezaevi’nde tanıştı. 

Akan’ın hayatı ise ondan sonra bambaşka bir yola girdi. Akan, Yılmaz Güney’in “Sürü” ve 1982 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’yi Costa Gavras’la paylaşan “Yol” filmlerinde rol aldı.