Meyvecilik konusunda oldukça zengin bir ülkeyiz. Bazı tropikal meyveler dışında hemen her meyve Anadolu topraklarında hayat buluyor. Dünya genelinde yenebilen 150 çeşit meyvenin 90'ı ticari olarak ülkemizde yetişiyor. Birçok meyve çeşidinde de dünyada söz sahibiyiz. Ya üretiminde ya da ihracatında ilk sıradayız. Bu kadar çeşidin yetişebildiği ülkemizde yeni arayışlar da sürüyor.

İdriz Çokal’ın Para dergisindeki haberine göre Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü'nün mühendisleri 2012 yılından bu yana sessiz sedasız bir meyve çeşidinin Türkiye şartlarına uyumu için çalışıyor. Anavatanı Kuzey Amerika olan, ABD ve Avrupa'da "süper meyve" olarak bilinen aronia meyvesi için enstitü çalışmalarını tamamlamış durumda. Aronia yapılan çalışmalar sonucunda artık Türkiye şartlarına uyum sağlamış. Hatta deneme amaçlı bahçeden ilk meyveler de hasat edilmiş. Fidanlar yetiştirilmiş ve fidan üreticilerine sunulmuş. Bundan sonrası fidancıların bunları çoğaltarak meyvecilik yapacaklarla buluşturmasına kaldı.

Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Yılmaz Boz, kuruluş olarak hem yeni ürünler geliştirdiklerini hem de bazı türlerin Türkiye'de yetiştirilmesine yönelik çalışmalar yaptıklarını söylüyor. Aronia bitkisi üzerinde yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirten Boz, araştırma ve çabalarının olumlu sonuçlandığını, bu önemli ürünü yetiştirmeyi başardıklarını söylüyor.

'TÜRKİYE'DE ŞANSI VAR"

Boz yeni meyvenin birçok ülkede sağlık meyvesi olarak bilindiğini, Enstitü'nün bu meyvenin topluma hangi şekilde sunulacağı konusunda çalışma yürüttüğünü söylüyor. Ürün, kuru meyve olarak da tüketilebiliyor, reçel veya şerbet olarak da sofralara sunulabiliyor. Tüm bu çalışmaların ardından, aronia bitkisinin Türkiye'de yetiştirilmesi için bilgilendirme çalışmaları yapılacak. Boz sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Devlet eliyle araştırılarak, titiz bir çalışmayla Türkiye'de ilk kez üretilen bu bitkiyi dört yıl önce ektik. Bilimsel olarak sağlık açısından faydalı olduğu tespit edilen bu bitkiyi Türkiye'de üreticilerle tanıştırmak ve yaygınlaştırılmasını sağlamak istiyoruz. Deneme üretimlerimiz başarılı oldu. Fidanları yetiştirdik. Şimdi sıra fidan üreticilerinde. Bu fidanları şimdilik biz sağlıyoruz. Ancak yaygın üretim için fidancılara iş düşüyor. Bu meyvenin Türkiye'de şansı var."

 "SONUÇLAR ÇOK UMUT VERİCİ"

Aronia meyvesi üzerinde en çok emeği olan isimlerden birisi ise enstitüde görevli Ziraat Mühendisi Ayşe Fidancı. Çalışmalara bizzat katılan Fidancı, sonuçlardan oldukça memnun. Fidancı'nın verdiği bilgiye göre, aronia Akdeniz ve Ege'nin sahil şeridi dışında Türkiye'nin her yerinde yetişebiliyor. Fındıktaki gibi ocak şeklinde bahçe kurulabileceğini belirten Fidancı, 1 dekar bahçeye 230 fidan dikildiğini söylüyor. Fidanların tanesi ise yaklaşık 10 TL. 2 bin 300 TL civarında bir fidan maliyeti bulunuyor. Diğer maliyetlerle birlikte bahçenin ilk yatırım maliyeti 5 bin TL'yi geçmiyor.
 


POPÜLARİTESİ GİDEREK ARTIYOR

Peki, aronia nasıl bir meyve. Aronia, Kuzey Amerika'da doğal olarak yetişen, yapraklarını döken, 2-3 metreye kadar boylanabilen, çalı formunda bir bitki türü. Meyvesi çok yüksek miktarda antosiyanin içeriyor. İnsan beslenmesinde ve hücre kültüründe sağlığa yararlı olduğu vurgulanıyor. Bu alanlarda yapılan çalışmalar aronianın ve ondan yapılan ürünlerin popülaritesini artırmış durumda. Bu da son yıllarda Amerika ve Avrupa'da binlerce dönüm aronia dikimine sebep oluyor. Bugün aronia en çok Polonya'da üretiliyor. Dünyadaki toplam üretimin yüzde 90'ı Polonya'da gerçekleşiyor. Bu ülke dışında, ABD, Kanada, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Almanya ve Ukrayna'da yetiştiriliyor.

KULLANIM ALANI YAYGIN

Aronia, antioksidanlar, fenoller, mineraller ve vitaminler yönünden zengin bir meyve. İçerdiği bu kimyasalların kalp hastalıkları ve kanseri önleme potansiyeli olduğu belirtiliyor. Aronia gıda sanayiinde ve eczacılıkta kullanılıyor ve bu özellikleri ile gelecek vadeden bir sağlık meyvesi olarak öne çıkıyor. Şurup, meyve suyu, çay, sos, reçel gibi farklı şekillerde değerlendiriliyor. Ayrıca besinlerin renklendirilmesinde ve besin takviyesi olarak da kullanılıyor. Sonbaharda bitki yapraklarının sarı, turuncu, kırmızı renk alması nedeniyle süs bitkisi olarak da kullanılıyor. Farklı iklim ve toprak şartlarına adaptasyonu iyi. Bu özelliği ile geleneksel üretime ve organik meyve yetiştiriciliğine de uygun. Tohum, dip sürgünleri ve doku kültürü ile üretiliyor.

Çiçek tomurcuklan yaşlı sürgünlerin üzerinde oluşuyor ve salkım şeklinde çiçek açıyor; her salkımda 30'a yakın çiçek bulunuyor. Çiçeklenme genellikle Mayıs’ta   başlıyor. Bu yüzden de ilkbahar geç donlarından zarar görmeme özelliği bir avantaj olarak öne çıkıyor. Kendine verimli olduğu için tek bir çeşitle bahçe tesis edilebiliyor. Tozlanma küçük böcekler ve arılar tarafından yapılıyor. Yaprakları geniş oval ve kenarları çentikli, ilkbahar ve yaz aylarında parlak yeşil oluyor. Sonbaharda turuncu ve koyu kırmızı renge dönüşerek dekoratif bir görümüme bürünüyor. Meyveler Ağustos-Eylül aylarında olgunlaşıyor.

1 DEKAR BAHÇENİN MALİYETİ 5 BİN TL

Ticari anlamda bahçe kurulumları yeni olacağı için maliyet hesapları tahmini olarak yapılabiliyor. 1 dekara 230 fidan gerekiyor. Fidanların tanesi 10 TL'den satılıyor. 2 bin 300 TL fidan maliyeti var. Sulama, gübreleme, İşçilik gibi maliyetler de eklendiğinde başlangıç yatırım maliyeti 5 bin TL'yi geçmiyor. Avrupa ve Amerika'da sağlıklı beslenme uzmanlarının tavsiye ettiği bir ürün olduğu için oldukça talep görüyor. Türkiye'de de meyve tanındıkça pazarı oluşacaktır. Meyveyi erken üreten kazançlı çıkar. Geleneksel meyvelerden sıkılan üreticiler için yepyeni bir alternatif olduğunu belirtelim...

NASIL TÜKETİLİYOR?

Doğal şifacı ve koruyucu olarak adlandırılan aronianın antioksidatif etkisinden faydalanmak için günde meyve suyu olarak iki defa 50-60 ml tüketmek yeterli. En fazla günde 200 ml içilmesi tavsiye ediliyor. Meyveler 41-42 0C kurutuluyor. Kuru meyve tüketiminde günlük 40 gram yeterli oluyor.

Meyvenin kendisini tüketmek sadece suyunu tüketmekten daha etkili, çünkü meyvenin kabuğu etkili maddeler yönünden çok zengin. Yapılan bir çalışmada 100'den fazla ürün içerisinde antioksidan kapasitesi yönünden ilk sırayı almasıyla dikkat çekiyor. Meyvesi çeşitli kompleks kimyasallar içeriyor.