bilgi @ 41havadis.com
 
Bu yazımda sorunların çözümünden ziyade, sorunların altını çizmeyi uygun gördüm. Gerekli birimler bu konuda çalışmaları yürütüyordur yada en azından öyle olduğunu ümit ediyorum.
 
Canlıların yaşamları süresince ilişkilerini sürdürdükleri ve etkileşim içinde bulundukları fiziksel biyolojik ekonomik sosyal ve kültürel ortam olan çevre;
 
Doğal afetleri yani yanar dağlar gibi olaylar sonucu çevre sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktayız.
 
Ama günümüze baktığımızda çevre sorunlarının büyük bir sebebi insan kaynaklı olduğunu görüyoruz ve bu sorun bütün dünyanın öncelikli sorunu haline gelmiştir. Çevre sorunlarına başlıklar halinde açıklamam gerekirse;
 
- Dünyanın nüfus artış hızı
- Plansız kentleşme
- Plansız sanayileşme
 
Bu üç girişimi sonucunda ise;
 
- Su kirliliği
- Toprak kirliliği
- Hava kirliliği
- Gürültü kirliliği
- Küresel ısınma ve iklim değişikliği
- Erezyon
- Atıklar
 
olarak bir takım problemler gün yüzüne çıkıyor.
 
Nüfus artış sonucunda artan besin kaynakları ve ihtiyaçlar için gelişen sanayi ile doğal denge zarar görürken, çarpık kentleşme sonucu kirlenen su, atıkların bertaraf edilememesi, yeterli arıtma, toprak, hava ve suya karışan zararlı gaz ve maddelerin yok edilememesi problemlerin başlangıcı. Göz önüne getirin ki ufak bir yağmurda kanalların taşması sonucu şehir sular altına kalmaktadır. Kısa zaman önce örneğini Dilovası'da hatta Gebze'nin merkezinde bile yaşadık.
 
Bunun sebebi uzun uzun düşünülecek kadar karışık bir cevaba sahip değil. Sadece ve sadece düşen yağmurun toprak ile buluşmasını engellediğimizden.
 
Çarpık kentleşme ile birlikte insanların trafik çilesi ile mücadelesi ise ap ayrı bir sorun. Hayatımızdan hatırı sayılır iyi bir zaman ve para kaybına neden olmakta.
 
 
Plansız sanayileşme, çevrenin doğal enerji kaybına ve madde döngülerini bozarak doğal ortamda biyolojik süreç içerisinde ayrışmayan ve yeniden değerlendirilemeyen atıkların çoğalması sonucuyla kirliliğe neden olmayı doğururken, sanayileşmede yanlış yer seçilmesi, doğal kaynakların aşırı ve gereksiz kullanımı uzun vadeli planların olmaması kısa zamanda hayatı çekilmez hale ne yazık ki getirdi.
 
Sabah ve akşam fabrikalara gelen çalışanların çilelerini göz önüne getirebilirsiniz. Yüzlerce aracın yaktığı yakıt ve insan hayatında hiç bir zaman geri kazanamayacağı zamanı yollarda geçirmek zorunda kalmaktadır.
 
Yağmur yağdığında gök yüzünün gri'liği, mavi olduğunu fark ederiz en son ne zaman gök yüzündeki yıldızları seyrettiğimizi düşünün. Yağmurla beraber hava kirliliği biran olsun yer yüzüne düşmekte ve hava açmaktadır. Bunu gözlemlemekte çok kolaydır.
 
Su kirliliği; bir ferdin biyolojik gereksimi için iki litre temiz suya ihtiyaç duyduğu akademik olarak belirlenmiştir. sanayi tesisleri, termik santraller, konutlar vb. kuruluşlar atık sular, tarım ilaçları, kirleticiler içme ve kullanma su kaynaklarını kullanılmaz hale getirmektedir. Denizlilerin kirliliği de su kirliliğinin etkenlerindendir.
 
Bunların yanında termik santrallerin soğutulması için kullanılan su atıklarının, petrol atıklarının, deniz kirliliğinde en büyük etkendir.
 
Dünya sağlık örgütü WHO yaptığı sıralamaya göre su kirliliği yapan etmenleri şu şekilde sıralamaktadır.
 
-Bakteriler, virüsler ve diğer hastalık yapıcı organizmalar
-Organik maddeler
-Yağlar vb. maddeler
-Yapay temizlik maddeleri(deterjanlar)
-Sanayi atıkları
-Pestisitler
-Yapay organik kimyasal maddeler
-Radyo aktif(ışın etkinliği)
-Yapay ve doğal tarımsal gübreler
-Atık ısı
 
olarak sınıflandırmıştır.
 
Toprağın kirlenmesi, içinde ve dışında tüm ürünlere yansır. Dolayısıyla direk olarak üstünde yaşayan insanlara ve canlılara etki yapmaktadır.
 
Hava atmosferi %78 azot %21 oksijen %1 argon, karbondioksit ve diğer gazlardan oluşmaktadır.
 
Havayı kirleten iki genel neden vardır.
 
- Doğal kaynaklar
- Yapay kaynaklar
 
Doğal kaynaklar, volkan faaliyetleri, orman yangınları, hayvan ölüleri, bitki atıklarının açık alanda bozulma sürecidir.
 
Yapay kaynaklar, ham maddelerin insanların kullanılabilmeleri için işlenen süreçten ibarettir.
 
Bunu da ikiye ayırabiliriz.
 
Sabit kaynaklar ve hareketli kaynaklar,
 
Sabit kaynaklar bir ürünün üretilmesi için salınan katı, sıvı, gaz şeklindeki atıl maddelerdir.
 
Hareketli kaylar kara deniz hava taşıtların çıkardıkları atık maddelerdir.
 
Hava kirliliğine neden olan bazı önemli sanayi dallarını sıralarsak;
 
-Petrol rafinerleri
-Petrokimya Entegre Tesisleri
-Kimya sanayi ve tarımsal ilaç üretimi
-Enerji üretimi
-Selüloz ve kağıt sanayi
-Demir çelik sanayi
-Çimento sanayi
-Gübre sanayi
-Deri sanayi
 
...vb. sıralabilir.