12 Temmuz 2007'de Ümraniye'de bir gecekonduda bulunduğu söylenen 27 el bombasıyla başlayan soruşturma ile Türkiye tarihinin en büyük davasına dönüşen Ergenekon davasında Yargıtay kararı usul ve esas yönünden bozdu.
Peki şimdi ne oldu?
Koskoca terör örgütü birden bire yok mu oldu?
274 sanığın yargılandığı, bir ülkenin Genel Kurmay Başkanının itibarını yerle yeksan etmek adına ağzı salyalar saçan onlarca insanın iftiraları boşuna mı gitti yani!
Bir Türk destanı olan Ergenekon ismi boşuna mı kirletildi?
Dönemin birçok Onurlu Türk Subayı ve Astsubayı boşuna mı görevden alındı?
Boşuna mı ailelerinden uzak kaldılar?
Meğerse hepsi bir başka terör örgütü olan fakat bunu iş işten geçtikten sonra “öğrendiğimiz” FETÖ örgütünün planlarıymış.
Destan; milletlerin hayatında büyük yankılar uyandırmış tarihî, toplumsal veya doğal olayların anlatıldığı, “hayal unsurlarıyla süslenmiş” uzun manzum eserlerdir, diyor sözlükler. Yani davanın ismi ortaya atılırken bile bir ironi yapılmış anlayana.
Peki, dün bu örgütün (Ergenekon) varlığı konusunda emin iddialar ortaya atan sözde yazar ve gazeteci geçinen işsizler hangi deliğe sokacak kafalarını.
Bir söz var güzel ülkemde her daim haklı çıkan
“Alma Mazlumun Ah’ını Çıkar Aheste Aheste”
Çıkacak aheste aheste!
Bu arada;
Dün iktidar ile arası iyi iken Hoca Efendi Hazretleri diyerek para peşinde koşan bugün ise  FETö denilen örgüte “en çok küfreden” yalakalarda kurtulamayacaklardır. Er yada geç, yediğiniz haram lokmalar midenize indiği yerden geri çıkarılacak.