Dilovası Belediyesi Başkanı Hamza Şayir’in en büyük korkusu şüphesiz eleştirilmek ve özellikle Dilovası Belediyesi Meclis Üyesi İnci Aydemir. Şayir’e muhalefeti ile Dilovası’nda rahat vermeyen İnci Aydemir yaptığı muhalefetle bölge gündeminde en çok konuşulan isimlerden biri.

CHP Dilovası İlçe Başkanı Kerem Aydemir ve Dilovası Belediye Meclisi Millet İttifakı Grup Sözcüsü İnci Aydemir hakkında kendisine hakaret ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulunan ve numarasının paylaşıldığını söyleyen Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir’i savcılık yalanlamış ve soruşturmada kişisel verinin paylaşılmadığını, konuşmalarda hakaret unsuru olmadığını tespit etmişti.

Bu olayın ardından Dilovası Belediyesi Temmuz ayı Meclis Toplantısı’nda İnci Aydemir ve Başkan Şayir arasında tartışma çıktı.

“SEN KİMSİN”
Başkan Şayir’in mecliste açılış konuşması esnasında muhalefete “Haddinizi bileceksiniz” demesi üzerine söz alan İnci Aydemir “Sen haddini bil, attığın yalanın haddi hesabı yok. Bütün ne yaptıysan ortada” dedi. Şayir de Aydemir’e “Git suç duyurusunda bulun o zaman” diye cevap verdi.

Aydemir de savcılığın takipsizlik kararı tutanağını göstererek “Elimizde evrak var, savcılık bile sana inanmıyor” deyince sinirlenen Başkan Şayir, Aydemir’e “Sen kimsin” dedi. Aydemir de “Asıl sen kimsin. Siz iftiracısınız, hırsızsınız” dedikten sonra muhalefet grubu meclisi terk etti.

Yaşanan kavganın ardından basın açıklaması bulunan Dilovası Belediyesi Meclis Üyesi Salih Adıgüzel Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir'i Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunacaklarına belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Değerli Dilovası halkı artık öğrenmenizi istediğimiz birtakım haksızlıkları, yolsuzlukları, kısaca gerçekleri açıklamadan önce bugün burada neden bulunduğumuzu, hangi konuda kim ve kimler hakkında bilmenizi istediğim gerçekleri, olayları ve maruz kaldığımız tüm haksızlıkları dile getirmek için önce temsil ettiğim siz değerli vatandaşlar ve muhalefet meclis üyeleri grubu adına burada bulunmaktayız.

Bizler bugün meclis toplantısına katılmıyoruz ve kendilerini protesto ediyoruz. Neden? Öncelikle kendilerine sormak istiyoruz Meclis neden var? Meclis toplantısı neden var? Meclis üyeleri niçin meclis toplantısında bulunur? Bizler neden kendi fikirlerimizi, eleştirilerimizi özgürce dile getiremiyoruz? Neden halkın, misafirlerin oturacağı koltuklar bantlanıyor? Hangi konular, hangi gerçekler kimden saklanıyor merak ediyoruz?

Örnek olarak: İstanbul Büyükşehir belediye Meclisinde ya da Ankara Büyükşehir belediye meclisinde tüm meclis toplantılarının naklen canlı yapılması ve kayıt altına alınması, Halk ile paylaşılması bilgisi mevcutken bizim mecliste herhangi bir basın mensubuna izin verilmemesi canlı yayın yapılamamasının nasıl bir açıklaması var kendilerinden bekliyoruz.

Bizlerin görevlerimizi yerine getirmemize engel olmak için Meclis başkanı her türlü kirli tutum ve davranışa başvuruyor, Muhalefet meclis üyelerinin halkın gözündeki güvenini sarsmak, İtibarını zedelemek için elinden geleni yapıyor ve halkın sorunlarını Dilovası’nın ihtiyaçlarını görmezden gelip meclisteki fikir yorum ve tavsiyelerimizi kişisel meseleye çeviriyor. Bu nasıl meclis? Bu nasıl adalet divanı? Nasıl halkın temsilcisidir soruyoruz kendilerine.

Tekrar hatırlatmak isteriz ki bu haksızlıklar bu usulsüzlükler biz dolayısı ile bizim temsil ettiğimiz tüm vatandaşlarımıza yapılıyor. Ve yine kamu malının kötüye kullanımı ve gereksiz yere israf edilmesi, haksız kazanç sağlanması, kendi aile ve akrabalarına birebir faturalar kesilmesi, görevin kötüye kullanılması gibi konularda da gerekli çalışmalarımızı ve kanıtlarımızı açıklamak istedik, halka sunmak istedik fakat her türlü iftira, saygısızlık ve hatta kişisel haklarımıza özel hayatımıza kadar bir takım iğrenç ve asılsız olaylar, durumlar ile karşı karşıya kaldık.

Bu ve bunun gibi kullanılan kirli üslup, tutum ve davranış hiçbir zaman bizim temsil ettiğimiz vatandaşların haklarını gerçekleri ve usulsüzlükleri ortaya çıkarmamıza engel olmayacaktır. Biliyoruz ki en iyi yapabilecekleri şey manipülasyon, yalan ve inkar ile toplumun algısını ve bakış açısını değiştirmektir. Ben İnci Aydemir olarak, bu toplumun bir ferdi olarak ve özellikle bir kadın olarak Erkek bir meclis başkanının siyasi sorunları çıkmazı özel hayatımıza taşıması, benimle şahsi olarak problemler yaratıp, bana direkt olarak uyguladığı psikolojik şiddet ve iftiralar artık siyasi arenanın dışına çıkıp ailem çevrem ve toplumdaki saygınlığıma itibarıma yapılan bire bir saldırıdır. Bilmelerini istiyoruz ki bu ve bunun gibi tutum ve davranışlar devam ettiği sürece hukuki olarak haklarımı savunacağız.

Ben ve meclis üyelerim her türlü iftira, çirkeflik ve haksızlığa rağmen alnımız ak, başımız dik bir şekilde gerçekleri savunmaya devam edeceğiz. Unutmasınlar ki korktukları aslında bizler değil yaptığı yolsuzlukların ortaya çıkması ve gizli kapaklı işlerin ifşa olmasıdır. Bu korku onlara fazlasıyla yetmekte ve bu korku var olduğu sürece bize saygı duymamaları aslında umurumuzda bile değil çünkü biz onların değil gerçeklerin ve adaletin peşindeyiz.”