Dilovası’nda 30 Ağustos Zafer Bayramı üzerinden başlayan tartışmaya, Dilovası Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Hacı Kocabay’dan dikkat çeken bir yanıt geldi.
CHP Dilovası İlçe Başkanı Tunay Yıldırım’ın ilçede 30 Ağustos’a yönelik program yapılmadığı yönündeki eleştirilerine cevap veren Kocabay, “Eleştirmek kolay, talep etmek kolay, sosyal medyada paylaşım yapmak kolay… Peki harekete geçmek?” sözleriyle tartışmayı farklı bir boyuta taşıdı.
TARTIŞMANIN ODAĞINDA 30 AĞUSTOS VAR
CHP Dilovası İlçe Başkanı Tunay Yıldırım’ın, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Dilovası’nda yeterli etkinlik yapılmadığı yönündeki eleştirileri ilçede gündem olurken, tartışmaya Dilovası Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Hacı Kocabay da dahil oldu.
Kocabay, Yıldırım’ın açıklamasını değerlendirdiği mesajında, siyasi parti ilçe başkanlarının belediyeye ve yerel yönetime yönelik eleştirilerde bulunmasının demokratik bir hak olduğunu vurguladı. Ancak Kocabay’a göre asıl tartışılması gereken nokta, talep ve eleştirilerin yanında kişilerin kendi sorumluluklarını ne ölçüde yerine getirdiği.
“TALEP ETMEK KADAR, GEREĞİNİ YAPIYOR MUYUZ?”
Kocabay’ın açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm ise Tunay Yıldırım’ın bugüne kadar Dilovası Şehitliği’nde görülmediği yönündeki değerlendirmesi oldu.
Kocabay, 30 Ağustos gibi milli hafızada önemli bir yere sahip olan bir günde yalnızca sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımların yeterli olmadığını belirterek, siyasi aktörlerin ve toplumun diğer kesimlerinin de sahada sorumluluk alması gerektiğini ifade etti.
Kocabay, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
Dilovası Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Hacı Kocabay “CHP Dilovası İlçe Başkanı Sayın Tunay Yıldırım’ın 30 Ağustos Zafer Bayramı üzerinden yaptığı açıklamayı dikkatle okudum.
Elbette bir siyasi parti ilçe başkanının, ilçesinde kültür, sanat ve sosyal etkinliklerin artırılmasını istemesi; belediyeye ve yerel yönetime eleştiriler yöneltmesi en doğal demokratik hakkıdır. Ancak burada üzerinde düşünülmesi gereken başka bir mesele var.
Talep etmek kadar, o talebin gereğini kendi ölçeğimizde yerine getiriyor muyuz?
Ben Dilovası Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Hacı Kocabay olarak, bugüne kadar Sayın Tunay Yıldırım’ı Dilovası Şehitliği’nde hiç görmedim. 30 Ağustos gibi milletimizin ortak hafızasında çok önemli bir yere sahip olan bir günde, şehitlerimizin kabirleri başında kimlerin bulunduğu, kimlerin bu anlamlı günün ruhunu yaşatmak için sahada olduğu da önemlidir.
Sosyal medyada Atatürk’ü, şehitlerimizi ve milli bayramlarımızı anan duygusal cümleler kurmak elbette değerlidir. Fakat sosyal medya paylaşımı, sahadaki sorumluluğun yerini tutmaz.
Sayın Tunay Yıldırım, belediyeye “30 Ağustos’ta ne var?” diye soruyor.
Ben de kendisine ve aslında hepimize şu soruyu sormak istiyorum.
Biz kendi üzerimize düşeni yaptık mı?
Bugüne kadar mevcut 30 Ağustos programlarına katılmak isteyen Sayın Yıldırım’ın önüne kim geçti? Kendisi bir programa katıldı da dışarı mı çıkarıldı? Dilovası Şehitliği’ne gitmek istedi de kendisi dışlandı mı? Yoksa mesele, yalnızca sosyal medyada yapılan bir paylaşım ve ardından yöneltilen eleştiriden mi ibaret?
Çünkü bu mesele yalnızca Tunay Yıldırım’ın meselesi değildir.
Dilovası’nda hepimizin üzerinde düşünmesi gereken bir alışkanlık haline geldi.
Eleştirmek kolay, talep etmek kolay, sosyal medyada paylaşım yapmak kolay… Peki harekete geçmek?
Bir siyasi parti ilçe başkanı, bir sivil toplum kuruluşu temsilcisi, bir iş insanı, bir vatandaş olarak hepimizin kendi imkanı ve sorumluluk alanı içerisinde yapabileceği şeyler var.
Bir belediyeden konser istemek mümkündür.
Peki biz kendi imkanlarımızla bir etkinliğe katkı sunduk mu?
Şehitlerimizi anmak mümkündür.
Peki şehitliğe gidip onların emanetlerine sahip çıktık mı?
Milli bayramların coşkuyla kutlanmasını istemek mümkündür.
Peki o coşkunun oluşmasına kendimiz ne kattık?
Dilovası’nın gelişmesini istiyorsak, önce kendi sorumluluğumuzdan başlamalıyız.
Ben belediyenin yapması gereken hizmetleri savunmuyorum ya da eleştirilmemesi gerektiğini söylemiyorum. Tam tersine; belediye de, siyasi partiler de, sivil toplum kuruluşları da üzerine düşeni yapmak zorundadır.
Ancak kamuoyuna karşı sorumluluk yalnızca belediyelerin sorumluluğu değildir.
Bugün Sayın Tunay Yıldırım üzerinden bu değerlendirmeyi yapmamın nedeni, kendisinin somut olarak böyle bir çağrıda bulunmuş olmasıdır. Yoksa sözümüz yalnızca kendisine değildir.
Bu söz, Dilovası’nda sosyal medyada konuşup sahada görünmeyen herkesedir.
Artık birbirimize “Sen ne yaptın?” diye sormadan önce, “Ben ne yaptım?” diye sormamız gerekiyor.
30 Ağustos Zafer Bayramı, siyasi tartışmaların üzerinde, hepimizin ortak değeridir. Atatürk ve silah arkadaşlarını anmak yalnızca birkaç satırlık sosyal medya mesajından ibaret olmamalıdır.
Şehitlerimizin emaneti olan bu topraklarda, onları anmanın en güzel yolu; sözümüzü davranışımızla, paylaşımımızı mücadelemizle, eleştirimizi de sorumluluğumuzla tamamlamaktır.
Sayın Tunay Yıldırım’a da samimi bir çağrım var.
Eleştirinizin arkasında durun. Talebinizin gereğini kendi ölçeğinizde siz de yapın. Gelin 30 Ağustos’un ruhunu sadece sosyal medyada değil, Dilovası Kaymakamlığı’nda ve şehitliğinde hep birlikte yaşatalım.
Çünkü Dilovası’nın daha güzel bir şehir olması için hepimizin söyleyecek sözü kadar, yapacak bir işi de olmalı.”
“SOSYAL MEDYADA VAR, SAHADA YOK” TARTIŞMASI
Kocabay’ın açıklaması, tartışmayı yalnızca “30 Ağustos’ta program yaptı mı, yapmadı mı?” sorusunun dışına taşıyor.
Buradaki temel eleştiri, bir siyasi parti ilçe başkanının belediyeden etkinlik talep etmesinin demokratik hakkı olduğu kabul edilmekle birlikte, aynı hassasiyetin sahadaki katılım ve bireysel sorumluluk noktasında da gösterilip gösterilmediği üzerine kuruluyor.
Özellikle Kocabay’ın “Dilovası Şehitliği’nde hiç görmedim” ve “mevcut 30 Ağustos programlarına katılmak isteyen Sayın Yıldırım’ın önüne kim geçti?” şeklindeki soruları, tartışmanın dikkat çeken noktaları arasında yer aldı.
30 AĞUSTOS SİYASET ÜSTÜ BİR DEĞER
Kocabay, açıklamasında 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın siyasi tartışmaların üzerinde ortak bir değer olduğuna özellikle dikkat çektiği açıklamasında Atatürk ve silah arkadaşlarının, şehitlerin ve milli bayramların yalnızca sosyal medya mesajlarıyla anılmasının yeterli olmayacağını belirten Kocabay, anma ve kutlamaların sahada da karşılık bulması gerektiğini ifade ediyor.
TARTIŞMANIN YENİ ADRESİ SAHA MI OLACAK?
Dilovası’nda 30 Ağustos üzerinden başlayan tartışmanın bundan sonraki bölümünde gözler, siyasi açıklamalardan ziyade sahadaki katılıma çevrilecek gibi görünüyor.
Dilovası’nda şimdi merak edilen ise 30 Ağustos tartışması sosyal medyada mı kalacak, yoksa tarafları sahada buluşturan bir ortak çağrıya mı dönüşecek?




