Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ hakkında, partisinin 19 Ocak 2025 tarihinde gerçekleştirilen il başkanları istişare toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sarf ettiği sözler nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma, Özdağ’ın halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği iddiasıyla genişletildi.
Özdağ, Ankara’da gözaltına alındıktan sonra İstanbul’a getirilerek Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Savcılıkta yaklaşık üç saat süren ifadesinin ardından “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçlamasıyla tutuklanması talep edildi. Nöbetçi mahkemeye sevk edilen Özdağ, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.
Savcılığın hazırladığı iddianamede, Ümit Özdağ’ın 15 Eylül 2024 tarihinde Kocaeli’de düzenlenen Zafer Partisi İl Kongresi’nde yaptığı konuşmanın da yer aldığı öğrenildi. Özdağ, kongrede yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullanmıştı:
“Türkiye’de ilk il kongresini yaptığınız için teşekkür ederim. Ülkemiz ağır bir ekonomik krizden geçti. Vatandaşlarımızın milli gelirden aldığı pay azaldı ve azalmaya devam ediyor. 85 yaşında bir nene sokakta kağıt mendil satarak evine ekmek götürmenin mücadelesini veriyor. 16 milyon emekli ve yetimler aldıkları az maaşla geçinmeye çalışıyorlar. Dünyada gıda enflasyonunda yüzde 60 ile 1’inci sıradayız. Gıda fiyatları her gün artıyor. Vatandaşlarımızın sebze alamadığı için pazarlar kapandıktan sonra atılan sebze ve meyveyi toplamak zorunda kalıyor.
Erdoğan her geçen gün kontrolü kaybediyor. Ülkeyi yönetemeyen Erdoğan milleti kutuplaştırmaya devam ediyor. Vatandaşları bölmeye devam ediyor. Bunun örneğini sokak köpeklerini katliama getiren yasa tasarısında görüyoruz. Evet sokak köpekleri bir sorundur. Ancak sorun böyle çözülmez, biz sorunun çözümünü 2 sene önce ortaya koyduk.
Bu kutuplaştırmanın bir diğer örneğini genç subayların tören sonrasındaki ettikleri yemin ve kılıçlarını çekmesine gösterdiği tepkide de görüyoruz. Olayın üzerinden 8 gün geçince imam hatipliler toplantısında teğmenleri imam hatiplere ihbar ediyor ve linç ettiriyor. Amacı yine toplumu bölmek. Oysa harbiyeliler de, imam hatipliler de bizim çocuklarımız. Hepsi bizim evlatlarımız. Yarın bu ülkeye yapılacak saldırıda Türk çocukları ülkemizi koruyacak. Onları böyle birbirine düşman edemezsin.
O teğmenler kılıçlarını terör örgütlerine, Türkiye düşmanlarına karşı kaldırdılar. Teğmenlerimizi buradan saygı ile selamlıyorum. Erdoğan ülkeyi yönetemediği için ülkeyi kutuplaştırma tuzağını uyguluyor. Biz islamiyeti AK Parti’den öğrenmedik Hoca Ahmet Yesevi’den öğrendik. Nedne bu ülkede Türk milletini 2’nci 3. Sınıf haline getiriyorsunuz? Sosyal yardımı arttıran bir ülke, ekonomik olarak kötüye gidiyor demektir. Biz Zafer Partisi olarak ağır ülke sorunlarını çözmen için söz veriyoruz.
Biz 13 milyon sığınmacı ve kaçağı geri yollayacağız. Bu dünya tarihinin en büyük geriye göç operasyonu. Bizim planladığımız Anadolu kalesi ile geriye fönüş 13 milyondan fazla insanı kapsıyor. 7 milyon Suriye’ye gidecek, 2 milyon Afganistan’a geri dönecek. Bizim sınırlarımız delik deşik, biz göçlere karşı ülkemizi koruyamıyoruz. Geçenlerde Suriye’den kaçan deve kuşu Kilis sınırından ülkemize girdi. Sınırlarımızı mayınlarla döşeyeceğiz. Mayın kalleş bir siyah değildir. Mert bir siyahtır. Çünkü oraya yazarsınız ‘Dikkat mayınlı bölge geçmeyin.’ Zaten dağın başından sınıra geçiyorsanız niyetiniz kötüdür”
Savcılık, Özdağ’ın Kocaeli’deki bu konuşmasını da dosyaya ekleyerek halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu kapsamında değerlendirdi. Soruşturma sürecinin devam ettiği ve yeni delillerin de inceleneceği bildirildi.




