Yolda yürürken sevgilinizin elini tutamadığını, hatta onunla evlenemediğinizi düşünün. Ya da çantanızda sürekli biber gazı taşımak zorunda olmanızın nasıl bir psikolojinin ürünü olduğunu hayal edin. Kocaeli’de eşcinsel olmak, sanki bir suçmuş gibi beraberinde bu ve bunun gibi nice baskıyı ve ayrımcılığı getiriyor. Bütün bu zorluklarla mücadele etmek, kendileri gibi davranmalarının önündeki engelleri kaldırmak için geçtiğimiz hafta örgütlenerek; Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans (LGBT) İnisiyatifi’ni kuran eşcinsellerle konuştuk. İnisiyatifin kurucu altı üyesi; Ege Ş, Ozan Yılmaz, Ata Kan, Eylem Oğuz, Ahmet Gül ve Umut Can Erkan, örgütlenme amaçlarını, günlük sorunlarını ve bunlarla mücadele etme biçimlerini paylaştı.
 
KİTAPTA FARK ETTİM
Bir kadın olarak, ergenlik yılları boyunca kendisini erkeklerden hoşlanmaya zorladığını söyleyen Ege Ş.’nin hayatı, bir kitapla değişmiş. Okuduğu bir kitapta eşcinsel bir karakterler ile tanışmış ve o zaman da kendisini baskıladığını, aslında kendisinin de bir eşcinsel olduğunu fark etmiş. Babası aktif siyasette olduğundan ona zarar vermemek için fotoğraf çekilmeyen Ege Ş., hikayesini, “Ben bir kadın olarak aslında hep kadınlardan hoşlanıyordum. Ama bununla ilgili çevremde bir örnek olmadığı için kendi durumumu anlamlandıramıyor, yok sayıyordum. Ve okuduğum kitapta eşcinsel bir karakterle tanışınca, kendi durumumu anlamlandırabildim: Ben bir kadın olarak erkeklerden değil, kadınlardan hoşlanıyordum. Bunu fark ettikten sonra öyle yaşamaya başladım” diye anlatıyor.
 
ÇANTADA BİBER GAZI
Eşcinsel olduğu ve toplum kalıplarına uygun bir erkek gibi davranmadığı için sürekli sözlü saldırıya uğradığını söyleyen üniversite öğrencisi Ata Kan, İzmit’in en merkezi yeri Yürüyüş Yolu’nda bile kendisine küfürlü laf atmaların olduğunu söylüyor. Ata Kan, “Sadece görünüşüm ya da konuşmamdan dolayı bana ters ters bana bakan insanlar var. Sanki onlara zarar vermişim gibi davranıyorlar. Küfür ve hakaret edenleri de çıkıyor. Olabildiğince o seviyeye inmemeye çalışıyorum. Ancak bu saldırıların da her an fiziksel hale gelebileceğini biliyorum. Eşcinsel olduğu için öldürülen insanlar var. Ben de bu yüzden kendimi korumak için çantamda iki tane biber gazı taşıyorum” diyerek yaşadıklarını özetliyor.
 
ELİNİ BİLE TUTAMIYORUM
“Karşı cinsten bir sevgiliniz olduğunda onunla ele ele gezebilirsiniz. Kafede gözlerinin içine sevgiyle bakabilir ve onu öpebilirsiniz. Ancak eşcinselseniz bunların hiçbirini yapamazsınız” diyen inisiyatifin diğer bir kurucusu Ahmet Gül, şöyle devam ediyor, “Bizim verdiğimiz mücadele işte bunun, yani kendimiz gibi olmanın mücadelesi. Şu anda sevgilimizin elini bile tutamıyoruz. Bu çok olağan şeyi ancak gay barlarda veya yaşadığımız evde yapabiliyoruz. Toplum baskısı, erkek egemen kültür maalesef bizi olmadığımız bir şey gibi davranmaya zorluyor. Kendimiz olmak, kendimizi gibi olduğumuzda yapılan ayrımcılık ve baskılara karşı koyabilmek için bir aradayız. Daha kötüsü de var. Muhafazakar yerlerde saçım uzun ve gözümde kalem olduğu için bile laf atanlar oluyor. Tüm bunlarla mücadele edeceğiz.”
 
MÜCALE İÇİN KURULDUK
Kocaeli’de kurulan LGBT İnisiyatifi’ni anlatan Ozan Yılmaz, kuruluş amacını şöyle anlatıyor: “Burada bir LGBT örgütlenmesinin eksikliğini çekiliyordu. Örgütlenme, yan yanadurma dayanışmamacıyla önemli olacağı için böyle bir inisiyatif kurma gerekliliği hissettik. Yükselen gericiliğin önemli odaklarından biri de Kocaeli. Türkiye’de eşcinsel olmak zor, Kocaeli’de de zor. Aile içinde veya iş yerinde fiziki ve sözlü saldırılara uğrayabiliyoruz. Bu ayrımcılıklarla mücadele etmek için kurulduk. Bundan sonra Kocaeli’de olan saldırılara karşı olacağız. Kocaeli’de daha görünür olacağız. Önümüzdeki günlerde burada da büyük bir yürüyüş yaparak ‘Biz buradayız’ demek istiyoruz.”