DEM Parti Kocaeli Kadın Meclisi ve Kocaeli Kadın Platformu ile birlikte önceki gün İzmit İnsan Hakları Parkı’nda kadın cinayetlerine karşı basın açıklamamızı gerçekleştirildi.

Açıklamada, "Katledilen kadınlar isyanımızdır! Örgütlenme özsavunmamızdır! Kadın mücadelesini büyütmek, dayanışmayı güçlendirmek ve yaşam hakkımızı savunmak için her yerde, her zaman bir aradayız. Her yerde, her koşulda erkek egemen sisteme karşı sözümüzü büyütecek, özsavunmamızı güçlendirecek, kadın özgürlükçü yaşamı birlikte inşa edeceğiz" denildi.

Ebru Öcal "Kadınlar kamusal hayattan silinmek istenirken, erkek şiddetiyle baş başa bırakılıyor. Oysa ailede, sokakta, işyerinde yaşanan şiddetin çözümü, kadınları “ailenin kutsallığı” adına susturmak değil; eşitlik temelinde, özgürce yaşanacak bir toplumsal yaşam inşa etmektir. Barış ve Demokratik Toplum sürecinin konuşulduğu bir dönemde kadınlara, kadınların haklarına ve kazanımlarına yönelik saldırılar sürece zarar vermektedir. Susturma, sindirme politikaları karşısında öz savunma örgütlenme ile mümkündür.

Dünyanın dört bir tarafında yükselen sağ popülist erkek egemen sistemlerin özellikle Ortadoğu ekseninde yürüttüğü yeniden dizayn savaşları devam ediyor. Bu savaşlar Gazze’de, Suriye’de kadınları hedef alıyor. Özellikle Suriye’de Alevi kadınlara, Dürzi kadınlara yönelik gerçekleştirilen ve katliam boyutuna varan saldırılar bunun göstergesidir. Kadınlar etnik kimliğinden, inancından dolayı katlediliyorken kimse bizden susmamızı beklemesin.

Neredeyse günde en az 3 kadın katledilirken bu katliamları önleyecek yasal mekanizmaların eksikliğinden, işletilmemesinden bağımsız gerçekleşen bir durum değildir. Kadınlar kendi hayatlarını bu mekanizmanın insafına bırakmayacak. Bugün yüzlerce kadın hakkında koruma kararı olmasına rağmen korunmuyorsa, korunamıyorsa bu bilerek ve isteyerek kadın cinayetlerinin önünü açmaktır. Erkek devletin kadınların yaşamlarını korumadığı birçok örnekle bir kez daha görülmüştür. Kaybedilen, katledilen kadınlar için yasaların uygulanması, İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi, gasp edilen kazanımların geri alınmasının yolu kadın örgütlülüğünün büyütülmesinden geçmektedir.

Buna karşı çözüm, kadınların birlikte kuracağı dayanışma hattı, örgütlü mücadeledir. Kadın meclislerinde, platformlarında, sendikalarda ve her alanda bir araya gelen kadınlar hayatı savunuyor. Her kadın örgütlenmesi bir hayatı kurtarıyor; her dayanışma ağı bir kadına nefes oluyor. Katledilen kadınların adalet çığlığı olduklarını biliyoruz. Onların hikâyeleri bizim de hikâyemizdir. O yüzden sesimizi büyütmek, direnişimizi örgütlemek zorundayız" ifadelerini kullandı.