Habertürk'ün haberine göre akıllara durgunluk veren olay Bahçelievler'de yaşandı. Muhammed Selmo, aracıyla seyir halindeydi. Yolda mahalleden tanıdığı iki kişi ellle dur işareti yaptı. Selmo, simaen tanıdığı kişilerin yanında durdu. İki kişi restoran işletmecisi Selmo'ya aracının satılık olup olmadığını sordu. Satılık cevabını alan iki kişi "binelim bakalım" deyip araca bindi. Korku dolu anlar da böyle başladı.
KAFASINA SİLAH DAYADILAR

Arka koltuktaki kişi Muhammed Selmo'nun başına silah dayadı. "Aracı, bizim istediğimiz yere sür" diyerek tehdit etti. Issız dere yatağına geldiklerinde saldırganlar 4 kişi oldu. Gaspçılar Muhammed Selmo'dan yüklü miktarda para istedi.
Olumsuz yanıt alan saldırganlar, Selmo'yu darp etti. Aralarına alıp dakikalarca dövdü, havaya kaldırıp yere vurdu.
Selmo'nun 5 bin 700 lirasını, gümüş takı ve cep telefonunu da gasp ettiler.
7 METREDEN AŞAĞIYA ATTILAR

Para alamayan gaspçılar Selmo'yu 7 metre yükseklikten dere yatağına attı. O anlarda bir vatandaşın cep telefonu kamerası da kayıttaydı. Yaşanan dehşeti an be an kaydetmişti. Ağır yaralanan Selmo, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

YAKALANDI, SERBEST KALDI

Bakırköy Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çevredeki tüm güvenlik kameralarını izleyerek saldırganların kimliğini ve yerlerini tespit etti ve bir saldırganı yakaladı. O da sevk edildiği Bakırköy 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nce serbest bırakıldı. Ancak karara Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı jet hızıyla itiraz etti. Şehir eşkıyalarının elini kolunu sallayarak aramızda dolaşmamaları için tutuklama istemiyle bir üst mahkemeye başvurdu.

JET HIZIYLA YAKALAMA KARARI ÇIKTI

Bakırköy 3. Sulh Ceza Mahkemesi hakimi itirazı yerinde buldu. Öldürmeye teşebbüs eden ve serbest bırakılan şüpheliler hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkardı. Şüphelilerden birinin askerde olduğu tespit edilirken iki şüpheli tutuklamaya yönelik yakalama kararıyla aranıyor.
"TUTUKLAMA TEDBİRİ ŞARTLARA UYUYOR"

"Olayın görüntülerine baktığımda şahsın hürriyeti tehdit ve tahdit ediliyor. Nitelikli yağma var. Bir darp var. Görüntüye bakıldığında insanın kanı donuyor. Daha sonra 7 metrelik bir duvardan aşağı 'ölürse ölsün' denilerek atılıyor. Neticede nereden tutarsanız tutun olabilecek bir mesele değil. Şahsı alıyorlar götürüyorlar. Tutuklama tedbiri şartlara uyuyor. Hakimin ilk kararı yerinde bulunmuyor savcı itiraz ediyor ve üst mahkeme tutuklama istiyor. Hukuki boşluk yok ama kanunun değerlendirmesi farkı var. Bu dosya benim önüme gelseydi ben tutuklardım."