Dilovası’nda belediye kadrosuna alındıktan sonra kaymakamlıkta görevlendirildiği öne sürülen bir personel üzerinden başlayan tartışma, siyasi ve hukuki sürece dönüştü. 41havadis.com’da yayımlanan köşe yazısında, Ekrem Sıtkı Meral’in oğlunun belediyede fiilen çalışmadan kaymakamlık bünyesine geçtiği iddia edildi.

Haberin ardından DEM Parti Dilovası İlçe Yöneticisi Tekin Aydemir de konuya ilişkin sert ifadeler kullandı.

TEKİN AYDEMİR’İN AÇIKLAMALARI

Tekin Aydemir açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

““BABASINI İYİ TANIRIM…
Her seçim dönemi AKPE’den aday adayı olmayı alışkanlık haline getirmiş, kendisine ‘gazeteci’ diyen eski belediye çalışanı Ekrem Meral’in oğlu, belediyede tek gün çalışmadan hop diye kaymakamın özel fotoğrafçısı oluvermiş””

Aydemir, savcılık kararının ardından yaptığı ikinci açıklamada ise şu ifadeleri kullandı:

“Belediyede çalışırken mesai saatinde “Ben gazeteciyim” diye ortalarda dolaşan Ekrem Meral’in emeklilik hikayesi de kendisi gibi hayli “manidar”.

Bir önceki dönem Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir zamanında emekli olurken şart koşuluyor.
Ne şartı?
“Oğlum belediyeye alınacak.”

Şimdi insanın aklına şu geliyor.
Belediye Ekrem Meral’den bıkmış ve “Yeter artık” mı dedi?
“Sen emekli ol, biz de oğlunu alalım, dosya kapansın” formülü mü üretildi?

Hadi diyelim işe alındı.
Peki ne oldu sonra?

Oğlu belediyede bir gün bile çalışmadan hop Kaymakamlığa gönderildi.
Bu konu kamuoyuna yansıdı.
Haberi yapan 41Havadis.

Ben de bildiğimi söyledim.
“Evet, oğlu çalışıyor.”

Kıyamet koptu.

Ekrem Meral soluğu emniyette aldı.
Hem benim hakkımda hem de gazetenin sahibi Yusuf Metin Karademir hakkında şikayetçi oldu.

“Bana iftira attılar” dedi.

Dosya savcılığa gitti.
Savcılık ne dedi?
Kovuşturmaya yer yok.

Yani ortada iftira falan yok.

Ama bakın asıl mesele burada başlıyor…

Açıklamalar yapıldıktan sonra oğlunun kaymakamlıktan tekrar belediyeye gönderildiği konuşuluyor.
Madem iftira, neden yer değişikliği?
Madem yok öyle bir şey, neden telaş?

Dilovası halkına açık açık soruyorum.

Bu Ekrem Meral’in oğlu belediyede mi?
Belediyedeyse ne iş yapıyor?
Hangi birimde?
Sabah kart basıyor mu?

Biz konuşunca hemen şikayet.
Hemen mağdur edebiyatı.
Ama sorulara net cevap yok.

Bir de Ekrem Meral’in kimlik cambazlığı kısmı var…

Kürtlerin yanında “Aslım Kürt”
Türklerin yanında “Ben Gümüşhaneliyim”

Bu ne Ekrem?
Ortamına göre kimlik mi ayarlanıyor?

Türkün yanında Türk,
Kürdün yanında Kürt…

Siyaset bukalemunluğu mu diyelim, siyasetçi de değilsin. Gerçi AKP’den aday adayı olup belediyeye atmışsın kendini ve oğlunu..

Mesele kimlik değil aslında.
Mesele duruş.

Dilovası küçük yer.
Herkes her şeyi biliyor.
Sadece bazıları yüksek sesle söylemeye cesaret edemiyor.

Biz söyledik diye rahatsız olanlar varsa,
Demek ki doğru yere basmışız.

Şimdi tekrar soruyorum!

Ekrem Meral’in oğlu belediyede ne iş yapıyor?

Cevap verin, konu kapansın.
Vermezseniz, Dilovası konuşmaya devam eder.

Masa başımı çalışıyor, bankamatikçi mi yoksa emekçiler gibi temizlik işlerinde mi?”

ŞİKAYET VE SAVCILIK KARARI

Haber ve açıklamalar sonrası Ekrem Sıtkı Meral, hem 41havadis.com hem de Tekin Aydemir hakkında “iftira” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

Ancak Meral’in şikayet dilekçesinde oğlunun Dilovası Belediyesi personeli olduğu ve kaymakamlıkta görevlendirildiğinin yer alması dikkat çekti.

Dosyayı inceleyen Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı, kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

Bu karar, kamuoyunda “iftira” iddiasının hukuki karşılık bulmadığı şeklinde yorumlandı.

“İFTİRA” TARTIŞMASI VE KAMUOYUNDAKİ SORULAR

Yaşanan gelişmeler, Dilovası’nda kamu kadrolarına alım ve görevlendirme süreçlerinin şeffaflığına ilişkin soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı.

Haberin içeriğinde yer alan temel iddiaların şikayet dilekçesinde de doğrulanır nitelikte olması, “Peki o halde iftira nerede?” sorusunu beraberinde getirdi.

Siyasi kulislerde ise bu sürecin, ilçede uzun süredir konuşulan kadrolaşma ve referans sistemi tartışmalarını daha görünür hale getirdiği yorumları yapılıyor.

Özellikle kamu görevine alım süreçlerinin liyakat ilkesine uygun yürütülüp yürütülmediği konusu, Dilovası’nda yeniden tartışma başlığı haline geldi.

DİLOVASI’NDA YOZLAŞMA TARTIŞMASI DERİNLEŞİYOR

Tartışmanın yalnızca bir görevlendirme meselesi olmadığı, aynı zamanda ilçedeki yönetim anlayışına yönelik daha geniş bir sorgulamayı tetiklediği ifade ediliyor.

Bazı vatandaşlar, iddiaların doğru olması halinde bunun yerel yönetim kültüründe ciddi bir erozyona işaret ettiğini dile getirirken; bazı kesimler ise sürecin siyasi polemik haline dönüştürüldüğünü savunuyor.

Ancak savcılığın verdiği karar sonrasında, “iftira” söyleminin hukuki zeminde karşılık bulmaması, tartışmayı daha da alevlendirmiş durumda.

Kamuoyunun yanıt beklediği temel soru ise değişmedi:

Ekrem Sıtkı Meral’in oğlu şu anda belediyede mi görev yapıyor?
Görev yapıyorsa hangi birimde ve hangi statüde çalışıyor?

Bu sorulara verilecek net yanıtların, ilçedeki tartışmayı sona erdirip erdirmeyeceği merak konusu.